Ukrayna'da biyolojik silah olduğuna dair iddialar gerçek mi?
Ukrayna'da biyolojik silah olduğuna dair iddialar gerçek mi?
Ukrayna'nın Rusya tarafından işgal girişiminin başından beri Rus basın organlarında Ukrayna’da var olduğu iddia edilen biyolojik laboratuvarlara yönelik asılsız iddialar yayılageldi.

Rusya destekli Fort-Russ, Cont-Ws. İnternet siteleri Rusça ve Arapça yayın organlarında, ABD’li şirketlerin, Ukrayna’nın su kaynaklarına toplu zombileştirme silahları enjekte ederek, Ukraynalıları aşırı milliyetçi zombilere dönüştürdüğü, Coca Cola ve Nestle’nin de bu silahları kullanıyor olabileceği gibi iddialar ortaya atıldı. (https://euvsdisinfo.eu/report/according-to-fsb-us-companies-inject-weapons-of-mass-zombification-3)

Rus devlet yayın organları Sputnik ve ArapçaRT’de ise ABD’nin Slav genotipine özel olarak saldıran virüs ve toksinler ürettiği gibi iddialar dillendirildi.

İlk olarak 2016 senesinde ortaya atılan "ABD’nin etnik grupları hedef alan biyolojik silah geliştirdiği iddiası", Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra Pro-Rus haber ajansları ve sosyal medya kullanıcıları tarafından yeniden dile getirilmeye başlandı. İşgali meşrulaştırma çabası olarak tekrar ortaya atılan iddialar daha önce bilim insanları tarafından çürütülmüştü.

İddianın ilk olarak ortaya atılışı Rusya Devlet başkanı Vladimir Putin’in, ABD’nın Rusya’nın farklı coğrafik bölgelerinde yaşayan farklı etnik gruplardan biyolojik materyal örnekleri topladığını söylemesiyle başladı. Bu açıklamanın ardından Rus senatosunun Savunma ve Güvenlik Komitesi başkan yardımcısının Facebook hesabından yaptığı “Bunun Rusya'ya karşı doğrudan biyolojik savaş hazırlamakla ilgili olduğunu iddia etmiyorum ama şüphesiz onun senaryoları geliştiriliyor. Dedikleri gibi, birden ihtiyaç doğar” açıklaması ile bir retorik haline geldi. Ukrayna’nın işgaliyle tekrar ortaya atılan iddianın gerçek olması bilim insanlarına göre teknik olarak mümkün değil.

RNA interferaz ya da RNA girişimi (RNA müdahalesi) olarak adlandırılan bir yöntemle spesifik bir etnik grubu hedef alacak bir biyolojik silah geliştirmenin mümkün olabileceği ile ilgili spekülasyonlar yapılmış olsa da bilim insanları bunun teknik olarak mümkün olmayacağını belirtiyor.

ABD’nin Rutgers Üniversitesi'nde, moleküler biyoloji ve biyokimya profesörü olan Konstantin Severinov’a göre RNA girişimi yöntemini etnik biyolojik silah olarak kullanmak “imkânsız”. Böyle bir silahın işe yaraması için sadece spesifik bir genetik işaretleyiciye sahip bir grup insanı hedef alarak genetik işaretleyiciye sahip olmayanları hedef dışı bırakması gerektiğini söyleyen Severinov’a göre bu tür genetik işaretleyicilerin binlerce yıldır başka toplumlarla ilişkiler kuran günümüz toplumlarında artık bulunmuyor. Rusya Bilimler Akademisi Bilgi İletim Sorunları Enstitüsü Müdür Yardımcısı Mikhail Gelfand’a göre ise varsayımsal olarak etnik bir grubu hedef alacak bir biyolojik silah üretmenin mümkün olsa da bu ancak binlerce yıldır hiç kimseyle bağlantı kurmamış izole bir grup için mümkün.

Ukrayna’nın işgaliyle birlikte yeniden ortaya atılan bu ve benzeri iddialar yeni değil. Rusya’nın yıllardır süregelen, ABD ve NATO’nun eski Sovyet ülkelerinde biyolojik silahlar üreten gizli biyolojik laboratuvarlar açtığı iddiası da daha önce çürütülmüştü. İddiaya konu olan Gürcistan Cumhuriyeti Richard Lugar Halk Sağlığı Araştırma Merkezi, Rusya’nın iddiaları sonrası uzmanlar tarafından ziyaret edilmiş ve biyolojik silahlar üreten gizli bir biyoloji laboratuvarı olmadığı, iddiaların aksine, kamu sağlığını tehdit edebilecek salgın hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla araştırmalar yapan bir salgın önleme ve halk sağlığı merkezi amacıyla kullandığı ortaya çıkarılmıştı. İddiaların tehlikeli bir Rus dezenformasyon çalışması olduğunu kaydeden uzmanlar, ziyaret esnasında şüpheli hiçbir durumla karşılaşmadıklarını, merkez içindeki bütün alanlara erişim verildiği, gerekli dokümanların incelendiği, çalışanlarla görüşüldüğü ve Lugar laboratuvarının kayda değer bir şeffaflıkla çalıştığı sonucuna ulaştıklarını belirtmişlerdi. İddiaya konu bir diğer eski Sovyet ülkesi Kazakistan ise ülke içindeki biyoloji laboratuvarlarının sadece hastalık kontrol merkezleri olarak çalıştığı ile ilgili resmi bir açıklama yapmıştı.

 

İlgili Haberler