Rusya'nın Ukrayna'daki "Neo-Nazi" iddiaları ve Stepan Bandera
Rusya'nın Ukrayna'daki "Neo-Nazi" iddiaları ve Stepan Bandera
Rusya'nın "Neo-Nazi" iddialarının dayanağı ne?

Rusya’nın Ukrayna’yı tümden işgal girişiminde Kremlin’in Marksist söylem üzerinden geliştirdiği kişiselleştirilmiş propaganda ürününün en çok alıcı bulanı Neo-Nazi propagandası oldu. İddiaya göre Ukrayna’da Naziler devletin önemli organlarını ele geçirmiş, Ukrayna Ordusuna bağlı “Bölgesel Savunma Kuvvetleri” bir Neo-Nazi paramiliter gücü olarak Ukrayna Ordusu’nun çoğunluğunu oluşturmaktaydı.

Peki bu iddia ne kadar doğru? Ukrayna’da Neo-Nazi gruplar iddia edildiği kadar yaygın mı? Nazizm ile Ukrayna arasında nasıl bir bağ var? Stepan Bandera ve Banderacılar kim? Kısaca özetleyelim.

Ukrayna Milliyetçiler Teşkilatı (OUN) ve Stepan Bandera 

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu vatandaşı olarak dünyaya gelen Bandera, Polonya’nın bağımsız olmasını takiben Polonya topraklarında yaşamaya başladı. Ukrayna topraklarının Polonya’dan bağımsızlığı için mücadele veren bir yer altı organizasyonu olan Ukrayna Milliyetçiler Teşkilatı’na katılan Bandera kısa sürede örgütte yükseldi. Ancak ayrılıkçı faaliyetlerden dolayı Polonya tarafından hapsedilen Bandera, Sovyetlerin Polonya’yı işgali sonrası Sovyet Ordusu tarafından hapisten salıverildi.

Hapisten çıkan Bandera eski milliyetçi arkadaşlarıyla tekrar buluşarak bağımsız Ukrayna için mücadelesine devam etti. Nisan 1941’de Almanya’nın Sovyetlere saldırmasını takiben Almanların safında yer alan Bandera ve Ukraynalı milliyetçi kuvvetler, Almanların Ukrayna’ya bağımsızlık vaadini yerine getirmeyeceğini anlayınca Alman işgaline karşı isyan hazırlığındayken Haziran 1941’de tutuklanarak Sachsenhausen toplama kampına gönderildi.

Bandera’nın ve Ukrayna Milliyetçiler Teşkilatı’nın önde gelen isimlerinin tutuklanmasına rağmen Ukrayna Milliyetçiler Teşkilatı’nın silahlı gruplarının bir kısmı Nazilerle işbirliği yapmaya devam etti.

1941’den 1944 yılına kadar Alman Sachsenhausen toplama kampında kalan Bandera, Alman Ordusu’nun gerilemesi sonucunda Alman makamları tarafından salıverildi. Ukrayna topraklarına dönen Bandera savaş sonuna kadar bölgesel hakimiyet kurmak adına hem Kızıl Ordu hem Alman birlikleriyle çarpıştı. Savaşın sonunda vatansız olarak Münih’e yerleşen Bandera, burada KGB tarafından öldürüldü.

Polonyalılara ve Yahudilere karşı ciddi savaş suçlarına karışan Ukrayna Milliyetçiler Teşkilatı ve Bandera, Ukrayna halkı tarafından önemli bir isim kabul ediliyor. Ukrayna yakın tarihinde bağımsızlık mücadelesi veren sembol bir isim bulunmaması sebebiyle Bandera’nın adı sıklıkla ulusal kahraman olarak zikrediliyor.

3 yıla yakın süre Alman toplama kampında yaşayan ve Ukrayna Milliyetçiler Teşkilatının liderlerinden sadece bir tanesi olan Bandera’yı bizzat işlediği savaş suçlarının yanında tüm Alman işbirlikçiliğinden sorumlu tutmak aslında tipik dezenformasyonun bir ürünü.

Bandera ve komutasındaki birliklerin etnik temizliğe varan savaş suçları işlediği doğru. Ancak Alman işbirlikçiliği anlamında bir Nazizim ile bir arada değerlendirmek tartışmalı bir durum.

Günümüzdeki Ukraynalı Naziler

2002 yılında yapılan ve Ukrayna’nın tüm bölgelerinden nüfusa oranlı olarak seçilen muhataplarla yapılan anket çalışmasına göre, Ukrayna halkının yüzde 33’ü Bandera ve Ukrayna Milliyetçiler Teşkilatı için “olumlu” görüş bildirmişken yüzde 43’ü olumsuz görüş bildirdi. Geriye kalanlar ise “olumlu ve olumsuz tarafları var” şeklinde yanıt verdi. 2008 yılında ise Ukrayna’nın popüler bir TV kanalında yayınlanan “Tarihin en Büyük Ukraini” anketini Bandera, %16 oy alarak üçüncü sırada tamamladı.

2010 yılında Ukrayna Meclisi, Bandera’ya “ulusal idealleri yaşattığı ve bağımsız Ukrayna için savaştığı” gerekçesiyle, “Ukrayna’nın Kahramanı” nişanıyla iadeyi itibar yaptı.

Ukrayna’nın bağımsızlığını takiben kurulan ve Neo-Nazi olarak kabul edilen Nasyonel-Sosyalist Ukrayna Partisi, 2005 yılında “Özgürlük Partisi” olarak adını değiştirdi. 2014 yılında yapılan genel seçimlerde %4.71, 2019 seçimlerinde ise %2.15 oy olan Neo-Nazi Özgürlük Partisi'nin Ukrayna Meclisi'nde sadece 1 milletvekili bulunuyor.

Euromaidan’daki çatışma ortamında polisle çatışmada en ön safta yer alan aşırı milliyetçiler, Rusya’nın Doğu Ukrayna’yı işgaliyle beraber Azov Tümeni'ni kurdu. Azov Tümeni, Rusların "Ukrayna’daki Neo-Naziler" iddialarının temelini oluşturuyor. Azov Tümeni gönüllü bir birlik olup 900 kişiden ibaret. Bugün neredeyse tamamı Ukrayna’nın Mariupol şehrinde konuşlu Azov Tümeni, devletten bağımsız bir silahlı güç olarak bir süre faaliyet gösterdikten sonra "disiplinsizliği ve "insan hakları ihlallerini önlemek" amacıyla, 2014’teki ilk Rus işgalinden sonra şehirlerin savunulması için kurulan seferberlik gücü Bölgesel Savunma Kuvvetleri bünyesine alındı.

Günümüz Ukrayna’sında Neo-Nazi Partisi %2.15 oy alırken, Nazizim suçlamalarının odağında olan Azov Tümeni ise sadece 900 kişiden oluşuyor.

Ukrayna’nın meclisinde ve hükümetinde bir “Nazi cuntası” bulunduğu ve on binlerce silahlı Neo-Nazi’nin bulunduğuna dair iddialar ve buna dair yayınlar, propagandadan ve dezenformasyondan ibaret kalıyor.

İlgili Haberler