15 Şubat 2017 Çarşamba 17:55
MHP'li İsmail Ok: "Hayır diyorum, bana terörist diyenlere misliyle iade ediyorum"

MHP Yönetimi, Anayasa referandumunda 'Hayır' oyu vereceğini açıklayan üçü milletvekili dört MHP'li siyasetçinin, partiden ihracı için düğmeye bastı. Parti Yönetim Kuruluna 'kesin ihraç' talebiyle sevk edilen MHP'li siyasetçilerden MHP Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, RS FM'de 'Yavuz Oğhan'dan Bidebunudinle' programına katılarak, ihraç kararını ve ikna olmaz bir başkanlık karşıtlığından yine ikna olmaz başkanlık sistemi savunucusu haline dönüşen genel başkan Devlet Bahçeli'yi değerlendirdi.

Ok'un en büyük tepkisi ise ihraçlardan çok Cumhurbaşkanı, hükümet ve MHP liderinin referandumda ‘Hayır' oyu verecekler için kullandığı dile oldu. Hayır oyu verecek seçmenin, terör örgütleriyle bir tutulmasına tepki gösteren Ok, bu dili kullananları sert sözlerle eleştirdi.

'ZOR ZAMANLAR GEÇİREN MHP DEĞİL GENEL MERKEZ'

Başkanlık sistemi karşıtlığıyla bilinen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin başkanlık sistemi savunucusu olma nedenini anlayamadıklarını söyleyen MHP'li Ok, "Anlayabilseydik şu anda hayır değil evet der ve genel başkanımızın yanında yer alırdık" diyor. Devlet Bahçeli'nin 'Evet' kararının ardından MHP'nin 'zor zamanlar' geçirdiği eleştirirsine katılmayan Ok'a göre, 'zor zamanlar' geçiren adres MHP Genel Merkezi.

"Genel Merkez, tüzüğünün dışına çıktı. 7 Haziran da seçim meydanlarında verdiği vaatleri inkar ederek, parlamenter demokratik rejimden vazgeçip, bütün yetkilerin tek adama devredildiği tek adam rejimine destek verdiği için tabanından ve özellikle kendisine oy veren parti dışındaki seçmenlerinden büyük tepki alıyor. O yüzden MHP, zor günler geçirmiyor, ilkelerden uzaklaşan Bahçeli ve genel merkez yönetimi zor günler geçiriyor."

'DEVLET BAHÇELİ ALDIĞI KARARI İZAH EDEMİYOR'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçelinin başkanlık sistemi muhalifliğinden başkanlık sistemi savunuculuğuna dönüşmesini anlayamadıklarını söyleyen MHP'li Ok, "Anlayabilseydik şu anda başkanımızın yanında yer alırdık" diyor:

"Bu kadar önemli bir konuyu, parti tüzüğüne ve seçim meydanlarındaki söylem ve vaatlere rağmen bu kadar keskin dönüş yapmayı ne tabanına ne kamuoyuna ne de biz ‘Hayır' diyen milletvekillerine izah edilemediği için biz ‘hayır' diyoruz. Çünkü ‘Hayır'ı propagandasını Türkiye'de 7 Haziran ve 1 Kasım öncesinde de en sert şekilde yapan bir tek kişi vardır o da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçelidir. Bu kadar keskin dönüşün bir izahı olmalı. Ama bu, izahı yapılamadığı için biz de diyoruz ki, ne değişti? Ne oldu da parlamenter demokratik rejimden vazgeçiyoruz? TBMM'nin yasama, kanun yapma yetkisine ortak olan yürütmeyi tek başına ele geçiren, yargıdaki üst düzey atamaları tek başına yapan ve dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde olmayan bu kadar yetkiyi, bir kişiye devredildiği ‘tek adam rejimine' niye evet diyoruz? Bunları bilmiyoruz biz.

'Hayır'cı milletvekillerinin bu değişimin nedenlerini bilmedikleri gibi, gelişen durumla ilgili bir tezleri de yok. Sadece çeşitli dedikoduların dolaştığını belirten İsmail Ok'a göre, dedikoduların son bulması için Bahçeli'nin durumu izah etmesi şart.

Açık toplumlarda, bu bütün çıplaklığıyla önce kendi partisine sonra Türk milletine izah edilir. Bunu bırakın Türk milletine izah etmeyi, kendi yol arkadaşlarına, milletvekillerine ve MYK'ya izah etmiyor ya da edemiyorsanız, bir takım dedikodular çıkar. Ama ben dedikodular üzerinden siyaset yapmayı gündelik hayatta bile ahlaki ve insani bulmuyorum. Ama bir kez daha hatırlatmak istiyorum, bu kadar keskin dönüşü Türk milletine çok açık ve net bir şekilde herkesin anlayacağı bir dilden izah edemiyorsanız, o zaman bu dedikodular çıkar. Ben kendilerine bir kez daha çağrı yapıyorum, lütfen kamuoyunun önüne çıksınlar neden ‘hayır' derken bir anda ‘evet' dediklerini ve millete verdikleri sözden niye vazgeçtiklerini, açıklasınlar. ‘Demokratik rejimden yanayız' diye oy istedikleri milletimizi niye aldattıklarını izah etsinler. O zaman biz de bunları, doğru, mantıklı, makul bulduk diye çıkarız genel başkanımızın arkasından yürürüz."

'ALINAN KARAR EN BAŞTA PARTİ TÜZÜĞÜNE AYKIRI'

Kesin ihraç kararıyla yönetim kuruluna sevk edilen üç milletvekilinden bir olan İsmail Ok, Devlet Bahçeli'nin kararının sadece MHP siyasetine değil parti tüzüğüne de aykırı olduğunu söylüyor.

"Olağanüstü Kurultay yapmadan, MYK'nı toplamadan, oylama yapmadan, hepsi bir tarafa Başkanlık Divanı'nda bile bunu konuşmadan, bir kişi genel başkan dahi olsa karar alamaz. Eski Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Atilla Kaya'nın bir açıklaması var. ‘Siz başkanlık divanında, MYK'da, parlamenter demokrasiyi savunacaksınız, ama üstünden bir hafta geçmeden hiç kimseye danışmadan bütün yetkilerin bir kişiye devredildiği anti demokratik tek adam rejimine evet diyeceksiniz.' Bu sadece MHP için geçerli değil. Bir kişi genel başkan da olsa parti tüzüğüne rağmen, parti tüzüğüne aykırı karar alamaz."

'ERDOĞAN'IN, HÜKÜMETİN VE BAHÇELİ'NİN DİLİ AYRIŞTIRICI'

MHP Genel Başkanı Bahçelinin "Evet" oyu kararına neden olarak gösterdiği 'Beka meselesi' açıklamalarına da tepki gösteren Ok, referandum öncesi kullanılan dilin 'Beka meselesi'nin aksine ayrıştırıcı olduğuna dikkat çekti:

"Beka meselesinin aşılmasının bir tek yolu var. 15 Temmuz FETÖ kalkışmasında olduğu gibi, Türk milletinin birliğini beraberliğini sağlayıp devam ettirmek. Şimdi bu referandum vesilesiyle bu birlik beraberlik mi sağlanıyor yoksa evet-hayır diye Türk milletini kamplara ayırıp çeşitli yaftalar takarak, Türk milletinin birliğine mi yoksa bölmeye mi hizmet ediliyor."

Referandum da 'Hayır' oyu verecek seçmenin, terör örgütleriyle bir tutulmasına da tepki gösteren Ok, bu dili kullananları sert sözlerle uyardı:

"Bu milletin oylarıyla seçilmiş, kanunlar gereği Türk milletini temsil eden, birliğini ve bütünlüğünü sağlamakla kanun gereği görevli olan sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘hayır' diyenleri bölücülerle aynı kefeye koymuştur. Sadece sayın Erdoğan değil, Başbakan Binali Yıldırım da aynı sözleri sarf etmiştir. Geçen haftaki grup toplantısında sayın Bahçeli de aynı mealde sözler sarf etmiştir. Türkiye'nin içinde bulunduğu bu hassas süreç de Türk milletinin birliği, dirliği ve huzurundan sorumlu olan kişiler, oylarından dolayı insanları hainlerle aynı safa koymuşlardır. Bunun kabul edilebilir bir tarafı olmadığı gibi başta şahsım olmak üzere kahraman ordumuzun, güneydoğu'da PKK ile savaşırken FETÖ'nün kumpaslarıyla Silivri Cezaevine gönderilen kahraman ordumuzun subayları askerleri şimdi hür iradesiyle ‘hayır' dedikleri için ne hain, ne PKK'lı ne FETÖ'cü demeye kimsenin hakkı yoktur. Haddi de değildir. Bu kahramanlara yapılan hakareti, özellikle ülkemizin birliğinden ve dirliğinden sorumlu olan yöneticilerin söylemesinden büyük üzüntü ve hicap duyuyorum. Ve onları bu sözleri kullanmaktan imtina etmelerini istiyorum. Bu söylemi hoş göremeyiz."

'HUKUK VE DEMOKRASİ HAKİM OLDUĞUNDA…'

İsmail Ok, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin aldığı 'Evet' kararına karşı çıktıkları için parti tabanından tepki yerine destek gördüklerini söylüyor:

"Çünkü seçimlerde ne söylediysek ne vaat ettiysek onlara sahip çıkmaya devam ediyoruz. MHP'nin ilkeleri ışığında siyasete devam ediyoruz. Bu gün bizi ihraç edebilirler ama yarın hukuk ve demokrasi hakim olduğunda, bu kara leke biz ihraç edenlerin yüzüne yapışacaktır. Bu kez milliyetçiler onları ihraç edecektir."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.