İmamoğlu ve Yıldırım canlı yayınında neler yaşandı?
İmamoğlu ve Yıldırım canlı yayınında neler yaşandı?
23 Haziran’da yenilenecek seçimin iki önemli adayı, Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım canlı yayında buluştu.

Gazeteci İsmail Küçükkaya moderatörlüğündeki tarihi yayın Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleşti.

SORU: ULAŞIM EN BÜYÜK SORUN...

İmamoğlu: İnsanla çözüm bulmadır ulaşım. Servisçisiyle, şoförüyle... Tahdit bizim projemizdi. Vali Bey vekaleten duruyor. Bizim projemizi kim yaptı, ben anlamadım? Biz ulaşım da bütün aktörlerle beraber çalışacağız. İndirim konusu, hiçbir şirkete yük edilmeyecek. Şehir içinde kalan gişeler, şehir dışında aktarılacak.

Sayın Yıldırım, benim işim dedi, saygıyla karşılıyorum, ama Erdoğan'a haksızlık ettiğini düşünüyorum ama İstanbul'u halledemediler. Dünyada trafik konusunda en sıkışık 2. ülke konumunda... Dolayısıyla İstanbul'u çözemediler. 

2004'te 45 km ile aldıkları metro rayları, 170 km'ye ulaştı. O kadar komik rakam ki... 

Yıldırım: Ulaşım benim işim, tevazuya gerek yok. Türkiye'nin her yerini altın yollarla donattık. Yurdun her köşesini ördük. İstanbul'un birinci sorunu ulaşım. Marmaray'ı, üçüncü köprüyü, osmangazi'yi yaptık. Biz 2024'e kadar, trafikte insanların ulaşımda yarım saat kazanmasını sağlayacağız. Raylı sistem projemizle. Bugünden bakınca yüzde 30 artacak yani...

Edindiğimiz tecrübelerle bunu çok rahat gerçekleştirebileceğiz. Marmaray ile beraber, metrobüste biraz rahatlama oldu. Akıllı metrobüs araçlarıyla kapasiteyi yüzde 50 arttıracağız. Bunu ben yaparım, daha önce Türkiye'de yaptım.

SORU: GENÇLER SORUSU

Yıldırım: Bir kere gençler benim kankam. Gençlere 10 GB interntet bedava olacak. Bu en baba müjde. Bu internetle, 1500 e-posta gönderip alabilirler, 150 saat müzik çalabilir, internete girebilirler. 10 saat Netflix'te film izleyebilirler bu 10 MB ile

Belediyenin müzeler ve tiyatroları ücretsiz olacak. Spor tesislerinden gençler ücretsiz yararlanacak. Motorsikletle geçişler her iki geçişte de ücretsiz olacak.

İşsizlik maaşı alana toplu ulaşım desteği vereceğiz. 

Belediyeler burs veremiyor, CHP konuyu Anayasa Mahkemesi'ne götürdü, belediyelerin burs vermesini iptal etti. Ekrem Bey nasıl burs verecek bilemiyorum. Bu meseleyi iki parti Ankara'da aşmalı...

İmamoğlu: Bu şehir, genç ve çocuk kenti... 0-4 yaş arası çocuk sayısı 1.2 milyonun üzerinde. Bu bir seferberlik. 75 bin öğrenciye 8 ay boyunca 400 TL öğrenci bursu vereceğiz. Yurt... Hızlıca... Biz kimseye muhtaç değiliz. 10 adet dünya dilleri merkezi ve gençlik merkezi... E-spor arenaları... Özellikle gençler, İstanbul'dan başka şehirlere kaçmayacak. Beyin göçü yaşıyoruz... Bizim gençlerimiz hayallerini İstanbul'da kuracak. 350 bin gencin Ekrem abisi olmaya geliyorum. Erişilebilir kent olacağız. Engellilere bu kent zorluk çıkarıyorsa bu bizim için vicdan sorunudur.

SORU: İSTANBUL'A İHANET MESELESİ...

Yıldırım: Bir şehir için yeşil alan önemli. Şehrin nefes alması... İnsanlar kendini atacak bir yer bulması lazım. Bizim de 20 tane yeşil koridor projemiz var. Bunlar şu, İstabul'un dereleri. Önceden buralar derelerdi. Biz bütün bu dereleri ihya edeceğiz. 37 milyon 500 bin metre kare ilave yeşil alan kazanacağız. Bu alan hem derenin etrafında yürüyüş alanları olacak, hem de yatay da millet bahçelerine geçiş olacak. Her mahallade, 200 metre mesafede çocuk parkları olacak. Sonra da semt parkları ve millet bahçeleri, bunlarla senkronize olacak.

Böylece yeşil alanı da artıracağız. Bu çok kolay da yapılabilir, heyecan vericidir de aynı zamanda. İstanbul'un kişi başı yeşil alanı da 8 metreden 11 metreye kadar çıkacak.

SORU: İSTANBUL'UN BAŞ BAŞA KALDIĞI ÇARPIK YERLEŞME, BETONLAŞMA...

İmamoğlu: İstanbul'un yönü yok. Gittiği bir yeri yok. Öyle bir hale gelmiştir ki, nüfus planlaması yok. İlk 1 yıl içerisinde mevcut durumu belirleyeceğiz, sonraki 1 yıl içerisinde de 2030 ve 2050 hedeflerimizi aktaracağız. Bu yıllar BM nezdinde çalışılmış parametlerelerdir.

İstanbul'un 150 mahallesi kırsalda kalacak gibi, İstanbul'a bir planlama getireceğiz.

Yeşil alan... İstanbul yeşil alan bakımından dünaynın en sıkıntılı metropollerinden biridir. Çocuk açlığı konusunda son sıradayız. Yeşil alanda da öyleyiz... Kuzer Ormanları'na verdiğimiz zarardan sonra, bu kente yeşil alanı katmamız gerekiyor. Bu şehre ben demedim, bu şehri 25 yıldır yönetenler, ihanet ettik cümlesini kurdular. 

Deprem alanlarını, yeşil alanları yok ettiler. Katı kurallarla bu kentin nereye gittiğini, yönünün bilen bir şehir haline getireceğiz.

EK SORU: SİZ HAYATINIZDA YURDUNDA KALDINIZ MI, FETÖ'YÜ GÖRDÜNÜZ MÜ?

Yıldırım: Ne gördüm, ne de yurtlarında kaldım. Yok...

SORU: ÜLKEMİZİN GELİŞMESİ İÇİN, KADIN MESELESİ ÇOK ÖNEMLİ... 

İmamoğlu: Bugün vaat verme pozisyonu bize aittir. Yıldırım'a ait değildir. 25 yıldır yönetiyorlar. Siz, 25 yıldır, 17 yılı da AK Partili olmakla beraber, vaat bize yakışır. 17 yıldır kadınlara verdiğiniz vaat yoksa, şimdi söylüyorsanız, bu da sevindirici. 

Biz hızlıca, 150 kreş açacağız. En fazla çocuk sayısı olan ve kreşi olmayan mahallelerde... Kadınların söz hakkı meselesi. Kadın emek ofisleri olacak. Kadınlar, ücretsiz İstanbul'u dolaşacak. Kadın sağlığı tarama merkezi... Kadın sığınma evi ve şiddet kriz merkezi açacağız. TÜİK verilerine göre, İstanbul 74. sırada güvenlik konusunda... Kadınları destekleyeceğiz. Sosyolog istihdamı sağlayacağız. Çocuk istismarı ve kadına şiddetle ilgilensin diye...

Yıldırım: Tabii, kadının iş hayatına katılması, toplumda daha etkin yer alması, zaten son 16 yıla bakarsanız, ciddi bir artış var. Yüzde 21 idi, 34'e çıktı iş hayatında. Siyasette de artış var, ama memnuniyet verici oran değil. Kadın öğretmenlerin sayısı erkeklerden fazla. Hakimlerin sayısı da hemen hemen aynı. 

Ev kadınlarının da sosyalleşmeye ihtiyacı var. Onların el emeğini alıp, her aileye 1000 TL katkı sağlayacağız. İstanbul'un 961 mahallesi var bunun 300'ünde kreş yok. Kreşler yapacağız. Ev kadınları çocuklarını gözü arkada kalmayacak şekilde kreşe bırakacak.

Önemli olan vaat vermek değil, yerine getirmektir. 

SORU: SURİYELİLER... 500 BİNDEN FAZLA SURİYELİ VAR. NE YAPACAKSINIZ?

İmamoğlu: Mülteci konusunu biz iyi yönetemedik. Bu sorun sadece toplumsal davranışla açıklamak mümkün değil. Evrensel hükümler taşır. Türkiye'miz yalnız bırakıldı. Bugün geldiğimiz noktada, 547 bin kayıtlu Suriyeli göçmen var. Kayıt dışı 1 milyona ulaşan yoğun gözlemler var. Yani göçmenliğe ve mülteciliğe ilişkin bir belediye başkanı olarak masa kuracağız. Bu aktif çalışacak. İBB'nin bu konuda politikası yok, görüyorsunuz, sessiz? Bu nasıl olur.

Ben sokak sokak geziyorum. Çocuk evliliği görüyoruz. Biz çocuğu ve kadını koruyacağız. Benim partimden olabilir, plaja girmesin, yanlış. Biz insanlık dışı davranışları eleştiririz.

Bir anda 3.5 milyon mülteci bu ülkenin her yerine dağılmamalıydı, buna odaklanacağız.

Yıldırım: Ekrem Bey çok şey söyledi de, ne yapacağını unuttu. Ben anlatayım. Suriye'de iç savaş çıkınca bu insanlar kaçtı geldi. Biz geleneklerimize uygun olarak misafir ettik. Eğitim ve sağlık hizmetleri de veriliyor. Bunlar en temel insani konular.

Asayiş sorunu, İstanbulluların huzurunu, rahatını kaçıran, kanunsuz işler yaparlarsa, bunların normal seyirde gitmesini beklerken, hiç kimse kusura bakmasın, tutar kolundan göndeririz. Bu iş belediye ile yapılmayacak, merkezi hükümetle yapılacak. İBB'de mültecilerle ilgilenen bir birim var. Belki o birim daha da güçlendirilebilir.

SORU: MAL VARLIĞI BEYANINDA BULUNUR MUSUNUZ?

Yıldırım: Mecbursunuz bulunmaya. Ben 16 yıldır mal beyanı veriyorum. Kamuoyuna açıklamak gibi bir ibadet yok. Benim açımdan hiç fark etmez, hiç de sakıncası yok.

İmamoğlu: Hepimiz kamu görevlisi olduğumuz için veriyoruz. İBB başkanı seçildikten sonra da açıklamıştım. Yeni bir süreç, şeffaflık, yeni belediyecilik. Hepimiz bir görevi yerine getiriyoruz. Bu yüzden zevkle kabul ediyorum açıklamayı. 

SORU: BEN DİYELİM Kİ KÜRT KARDEŞİNİZİM. KİME OY VERMELİYİM? BENİ İKNA EDİNİZ?

Yıldırım: Türkiye'de 16 yıldır hizmet yapıyorum. İnsanların etnik kökenine, inançlarına bakmayız. Particilik, seçimlerde kampanyada particilik var. Partizanlığı reddediyorum. İmamoğlu İzmir'e gitsin, ne yaptığımıza baksın.

İmamoğlu: Bakın kadından, anneden, çocuktan bahsediyorum. Benim vatandaşım diyorum, ayırmıyorum. 16 milyondan bahsediyorum. Partizanlığı, İBB içinden söküp atacağız. Partiler bizim için araç. Bunun için de Ak Partili de, Saadet Partili de var. BBP'de, HDP'de var.

Bağcılar'daki çocukla Kadıköy'deki çocuğu eşitlemeye geliyoruz.

SORU: ÖNÜMÜZDEKİ 5 YIL İÇİNDE EKONOMİYİ NASIL ÇÖZECEKSİNİZ

İmamoğlu: Öncelikle şunu düzeltelim, vakıflara vermek ile onlarla işbirliği arasında fark var. Biz işbirliği yapacağız...

Bu şehirde 350 bin genç işsiz. Bu şehirde yüzde 15'i aşmış işsizlik oranı var. Biz bu yüzden israfla uğraşacağız. Belediyenin parasını israfa dönüştüremeyeceğiz. Eğitim seferberliği, su da indirim, içilebilir su, evlilik destek paketi, işsizlik paketi... Bunlarla geliyoruz. Açlık sınırı altındaki ailelere 2020 TL ye kadar maddi destek sunacağız. Biz bunu evin kadınıyla paylaşacağız. Eğitim destek paketi içerisinde 500 bin öğrenci var. Okullarına yemek getiremeyen ailelerin kumanya desteği bile var. Bölge istihdamına kayıt yaptıran insanlara destek sunacağız. Ulaşımı 12 yaş altına ücretsiz yapacağız, 0-4 yaşında çocuğu olan ailelere de ücretsiz olacak. 25 yaş altı öğrenci altına da yüzde 40 yapacağız.

SORU: EKONOMİYE GELELİM... SIKINTILI BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ... FAKAT İŞSİZLİK ÇOK CİDDİ BİR PROBLEM HALİNE GELDİ. SİZ BAŞKAN SEÇİLİRSENİZ, BELEDİYEDE İŞSİZLİK VE KENT YOKSULLUĞUNU AZALTMA KONUSUNDA NE YAPACAKSINIZ?

Yıldırım: Tabii ki ekonomik sıkıntı çekiyoruz. Bu da insanların hayatına öyle ya da böyle yansıyor. Birçok vaadimiz var tabii ki.

Bizim gelecek 5 yıl içerisinde yapacağımız projelerle 500 bin istihdam sağlanacak. Tuzla'da mesela, biyoteknoloji vaadisi kuracağız. Dışarıdan aldığımız bu ürünlerden döviz kaybını önleyeceğiz. Ayrıca teknoloji üssü kuruyoruz. Burada gençler istihdam edilecek. Gençler fikirlerini getirecek, onların akıl fikirlerini sermayeye dönüştüreceğiz. Pendik'te de teknoloji geliştirme fabrikası...

SORU: BELEDİYEDE NE VAAT EDİYORSUNUZ?

Yıldırım: Temiz vakfı deterjanla yıkayıp mı belirleyeceğiz, buna kim karar verecek? İstanbul'da 23 bin vakıf, dernek var. Buna İBB'de ilçe belediyesi de destek oluyor. Hiçbir belediye bu kuruluşlara maddi destekte bulunamaz. Vakıflara destek olmak yanlış bir şey değil. Sizin yapamadığınız işleri onlar yapıyor. Kurslar, geziler düzenliyorlar. Belediye maddi destek yapamaz.

FETÖ ile mücadele devam edecek.

SORU: YILDIRIM FETÖ VURGUSU YAPTI. SİZ BAŞKAN SEÇİLİRSENİZ, ETÖ İLE MÜCADELE KAPSAMINDA NE YAPACAKSINIZ. SİZ HİÇ YURTLARINDA KALDINIZ MI, PENSİLVANYA'YA GİTTİNİZ Mİ

İmamoğlu: Benim hiç uzaktan yakından ilgim yok. Ben devlete inandım. Siyaset öncesinde de sonrasında da eleştirdim. 

Belediye var, neden vakıflara gençlerimizi emanet edeceğiz? Böyle bir şey olabilir mi? Ensar Vakfı'na 29 milyon... İBB neden var? Ben yurt yapamıyor muyum? Mücadele böyle verilir. Temiz vakıflar, temiz derneklerle tabii ki işbirliği yapılır ama diğer türlüsü olmaz. Benim ne işim var derneklerle. Yurdu belediye yapacak. Kadınlar için de erkekler için böyle. Eğitim seferberliği de böyle... Zaten FETÖ terör örgütü gördük...

Biz kreş açacağız. İşimiz o. Çok önem veriyoruz. Bizim işimiz, geleneğimiz devletine inanan bir ahlaktan geliyoruz. Bizim terör örgütleriyle hiçbir ilişkimiz olamaz.

SORU: İSTANBUL'DA İSRAFI NASIL ÖNLEYECEKSİNİZ

İmamoğlu: Biz israfa, kul hakkı kelimelerine çok önem veriyoruz. Sayıştay raporu burada. Getirdim hepsini. İETT ve İSKİ'de yapılan usulsüzlükler 753 milyon. Biz bu raporu inceledik. Yıldırım yanıltılmış, aldatılmış olabilir. Şu anda bile israf yapıyorlar. İstanbul'un bütün bilboardlarını görüyorsunuz. Vali Bey'e sesleniyorum, lütfen mukayyet olun. İhtiyaç fazlası araçlar... Sadece İBB'ye ait, 1810 araç, 7 personele bir binek aracı düşüyor. 753 milyonun bütün rakamları burada mevcut. Bunun gibi israfı engelleyeceğiz, ekonomik bir seferberlik başlatacağız.

SORU: SAYIŞTAY RAPORU VAR BİNALİ BEY. 753 MİLYONLUK ZARARDAN BAHSEDİLİYOR. VAKIFLARA AYRILAN PARALARLA İLGİLİ 308 MİLYON. SİZ SEÇİLİRSENİZ NASIL DEĞİŞTİRECEKSİNİZ BU DURUMU?

Yıldırım: Sayıştay raporunu gördünüz mü? Sayıştay raporunda öyle bir rakam yok. 108 binden mi ne bahsediliyor o kadar. Bu yalan. Bunun yalan olduğu çokça açıklandı. Sayıştay'dan da yalanlama geldi. 

Bu vakıflar ne yapmış? Öğrenci yurtları yapmış, eğitime destek veriyor. Sosyal sorumluluk projesi yapıyorlar. Yaptıkları iş tamamen kamu yararı. FETÖ'nün gençlerin beynini yıkamasını engellemek için bu işleri yapıyor.

SORU: SORULARIN ÖNCEDEN ALINDIĞINA DAİR... NEDİR TAM OLARAK?

İmamoğlu: Sayın Yıldırım, yanlış bilgilendirilmiştir. Yalan söylemiştir cümlesini üstüne basa basa söylemiştir. Üzülerek izliyorum. Benim ifademde İsmail Küçükkaya yok, Yıldırım'da Küçükkaya'dan diyor ama... Bana gelen, soruların 10'ar tane karşılıklı ayarlanması yönündeydi. Küçükkaya ifadesi yoktu, altını çiziyorum.

SORU: İZMİR'DE YARIŞI KAYBETTİNİZ, 31 MART'TA DA İSTANBUL'DA DA GERİDE BIRAKTINIZ. BUNUN ANALİZİNDE NE ÇIKIYOR

Yıldırım: İzmir tarihinde alınan en yüksek oyu aldım. Buradaki seçim ise sonuçlanmadı, kaybedeni kazananı yok. Burada kazanan bir başkan yok. Olsaydı, bu seçim zaten yenilenmezdi. Hayretle izliyorum, Ekrem Bey'i doğru söylememeyi alışkanlık haline getirdi. Soruları İsmail Bey'den aldı dedi. Ben almadı dedim, siz de açıklama yaptınız.

Fatih Portakal'la ters düştü, Portakal RTÜK'ten dolayı açıklayamadığını söyledi.

Vali'den özür dilemesi gerekir demiştim, şimdi başka bir şey diyorum, İstanbullulardan özür dilemesi gerekiyor. Çünkü yalan söylemiştir.

İstanbul Türkiye'nin özetidir.

SORU: ORDU'DA YAŞANANLAR ÇOK GÜNDEME GELDİ. BUNU AÇIKLAMANIZI İSTERİM. VIP OLAYINA NELER OLDU, NEDEN SİNİRLENDİNİZ

İmamoğlu: Trabzon memleket ziyareti ve ilçelerini gezmem, miting değil, bayramlaşma çağrısıydı. Ama muazzam bir karşılamaya döndü. Tabii bu muazzam süreç, bence bir tuzakla sona erdirilmek istenmiştir. Benim oradaki tavrım net, belli. Benim annemin orada düştüğü durum. Benim VIP gibi bir derdim yok. Benim öyle bir sıkıntım yok. VIP süreçlerinin çok daha netleşmesi gerekiyor. Geçenlerin haddi hesabı yok. Beni şuradan geçirin kavgam yok. Beni karşılayanlar yol gösteriyor, ben bakmıyorum. Ben söylediğimi söyledim, ben ne söylediğimi de biliyorum. Ama bu konu İstanbul'un konusu değil. Valiye hakaret etmedim. Basitleştirmek hakaretse hakarettir. Bize gelen uyarılar da var Vali ile ilgili. Ben anlamıyorum, başka kelimeler, pontus, rum, kimseyi hiç rahatsız etmedi, anlamıyorum.

SORU: SEÇİM SONUCUNU KABUL EDCEKMİSİNİZ?

İmamoğlu: Elbetteki seçimlere itiraz haktır, ama uydurma gerekçelerle itiraz yapmayınız. Gerçekten gerekçe varsa, imzalı tutanaklar üzerinden görüyorsanız, doğaldır. Bizim sürece dair eleştirilerimiz hep bu noktadaydı. Karşı taraf algı yönetimi yaptı. "Çaldılar" sorusunu hala yanıtlamadılar. Böyle bir şey olmaz. 

FETÖ uygulamalarını ben bilmem, görmem. Tecrübem yok. Ama veri kopyalama işiyle bir örnek vereyim. Veri kopyalama işlemi, tam da o gerekçeler yazılırken, bakanlıkça listelerin AKP'ye nasıl verildiğidir. Bizim yaptığımız işlem bu kadar masumdur.

Şunu ifade edeyim, İBB seçimleri, 23 Haziran'da 100 binlerce insanın katkısıyla güvencede olacaktır, itiraz süreci olmayacaktır.

SORU: ERDOĞAN TACİKİSTAN'DA BİR AÇIKLAMA YAPTI. KAZANAN GÖREVİNİN BAŞINA GELECEK HER ŞEY DEVAM EDECEK DEDİ. PAZAR GÜNÜNDEN SONRA HERHANGİ BİR İTİRAZINIZ OLACAK MI?

Yıldırım: Bu internet altyapısı işinin de biz yaptık, teknolojiyle aram iyidir. İBB'nin iki yerde veri yedeklemesi yapılıyor. Bir güvenlik meselesidir bu. Onu düzeltme ihtiyacı duydum.

Benim söylediğim cümlenin bir kısmını Ekrem Bey ifade etti. Belediye Başkanının her şeyi yönetme ihtiyacı var, ama neden kopyalıyor? Belediye Başkanından bir şey saklayacakları yok. İsterseniz getirirler. Kaldı ki, mahkeme kararını da tanımıyor gibi, öyle bir algı var. Karara yanlış dedi. Bu veri kopyalama işi bir FETÖ taktiğidir. Geçmişte bunu yaptı. Dışarıdan üç tane uzman görevlendirildi. Bu başlı başına fecaattir. Devlet kademesinde böyle bir şey yoktur.

Her seçimin sonucu kabul edilir elbette. İtiraz süreci icap ederse yine olur. Belki bu sefer biz etmeyeceğiz, karşı taraf edecek. Bu normal. Umarım, itiraz süreci olmaz. Biz kabul edeceğiz.

CEVAP:

İmamoğlu: Burada kendi cümleleriyle yanıt veriyorum. Bir belediye başkanı, her türlü incelemeyi yapar. Bu bir veri yedekleme işidir. Veri yedekleme işinde, kopyalama işi yapılır. Talimat 31 Mart'ta verdik. Büyükşehir'in korunması için. Bakın afaki değişiklik yapılabilir, bu doğal. Yani bu kadar kolay bir iş. Hiçbir riski yok. Yedeklenerek muhafaza edilecek yer yine İBB olacaktı, ama olmadı. Bunların yapılması doğru diyenler yine İBB içindeki kişilerdi.

Yıldırım'a, süreci daha iyi analiz etmesini diler, talep ederim. Bir belediye başkanı belediyesiyle ilgili her türlü kavramı inceleyebilir.

SORU: (YILDIRIM'A) İMAMOĞLU'NA SORU:

Yıldırım: Belediyede neden veri yedeklemesi yaptınız? Hemen neden kopyalama talimatı verdiniz. Hukukçularınız sizi mi yanılttı?

CEVAP:

Yıldırım: AA'nın kesintisi normal bir şey değil, kabul ediyorum. Ama bunu kendileri açıklamalı, ben muhattap değilim.

Çok açık bir şey söylüyorum, 39 belediyenin 25'ini ve nüfusunda yüzde 65'ini kazanmışız. İBB'nin toplam meclis üye sayısı 310-310, 180'inin kazanmışız. Siz 130 kazanmışsınız. Çoğunluk bizde. Yani, sonuç buyken, kaybettik mi diyecektik? Kazandık herhalde, bu yüzden de o afişleri astık. Nitekim birkaç gün sonra da siz astınız.

SORU: (İMAMOĞLU'NA) BİNALİ BEY'E SORU SORAR MISINIZ?

İmamoğlu: Sayın Yıldırım, Anadolu Ajansı'nın yaptıkları sizin için ne ifade ediyor?

Bakanlarla yaptığınız görüşmeleri çok doğru olduğunu söylerken, o sabah yaptığınız görüşmeleri normal mi görüyorsunuz? Gönül Belediyeciliği ile doldurulmasını nasıl karşılıyorsunuz?

Çaldıların muhattabı kimdir?

SORU: İSTANBUL BELEDİYE BAŞKANLIĞINIZDA, 18 GÜNÜ ANLATIR MISINIZ, NE YAPTINIZ, NE OLDU?

İmamoğlu: Ekrem Bey yalan konuşuyor lafına karışmamamın sebebi yayına saygımdan, aile terbiyemden kayanklıdır. Benim verdiğim sayılar, tutanaklardaki sayılar. Birleştirme tutanağından veriyorum. 6 ilçede yapılan fark nedir biliyor musunuz? 600 bin seçmenin olduğu yerden Yıldırım Bey'e artı 439'dur. Yanlış kampanya yürüttünüz. Geçersiz oyları geçerli sayıldı manipüle edilmesin.

Bizim birçok projemiz kopya ediliyor. Biz ulaşım dedik, su dedik, parayı nereden bulacaksınız dediler. Bizi taklit ettiler.

Şimdi bir kere, 25 yıldır yönetiyorsunuz, tabii ki yapacaksınız. Bunda sorun yok. Ama bugün bizim 18 günde yaptıklarımızı kendinize mal etmeyin, suyun indirimi bizim önerimiz. Bizzat altında imzam var. Ulaşım da keza öyle. Biz taahhüt ettik, yerine getirdik, keşke alkışsalardı. Doğruya hep beraber evet diyeceğiz.

SORU: VAATLERİNİZ VAR... 25 YILDIR NEDEN YAPILMIYOR

Yıldırım: AK Parti belediyeciliği İstanbul'a çok şey kazandırdı. 1994 yılında İstanbul'da kişi başına 14 litre su düşüyordu, şimdi 101 litre düşüyor.

Su indirimi bizim vaadimizde de var. AK Parti önergesinin oyuyla kabul edildi. Ekrem Bey'in önerdiği indirim tarzıyla değil, bizim tarzımızla çıktı.

SORU: BEN OYUMU İMAMOĞLU'NA VERECEĞİM DİYELİN, NEDEN YILDIRIM'A OY VEREYİM, BUYRUN?

Yıldırım: Biz bu seçime beraber girdik. Seçim sonrası hukuk mücadelesi vererek, hakkımızı aradık. Bu seçim yenileniyor, çok istemedik biz bunu, ama yenileniyor, CHP direnmeseydi, bugün seçim yenilenmeyecekti. Ben Ekrem Bey'e soruyorum, aradaki fark 13 bindi. Yakın oy almıştık. İptal oylar, geri oylar vs, ortaya çıkmış. Yani hal böyleyken, niye benim lehime oylar kazanılıyor da, Ekrem Bey'inki kazanmıyor. Onun kazandığı da var, ama ben 8 oy kazanıyorum, Ekrem Bey, 2 kazanıyor.

Anadolu Ajansı ile görüşmedim. Her şeyi tolere ederim, yalanı tolere etmem. AA'nın verileri kesmesini nereden bileyim. Biz elimizdeki verileri işleyerek seçimi takip ettik. Hep de böyle yaparız. Bakanlarla görüşmem etmem, olabilir. Bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Ne ima edilmeye çalışılıyor?

SORU: BEN DİYELİM Kİ SANDIĞA GİTMEDİM, BEN NEDEN İMAMOĞLU'NA OY VEREYİM?

İmamoğlu: Cümlelerimi tamamlamak istiyorum, ondan sonra size cevap vereceğim. 31 Mart akşamında yaşananlar ve sonraki YSK süreci çok çarpıcıdır. Anadolu Ajansı'nın verileri kesmesi, Sayın Yıldırım'ın kazandık demesi, daha sonra il başkanının sayı vermesi, hemen ardından da İstanbul'un gönül belediyeciliği kazandı afişleri. Yav bu nasıl iş? Biz o gün tutanaklarımızı sağlam vermeseydik, sandıklara sahip çıkmasaydık, bu iş o gün biterdi?

Anadolu Ajansı işlerine gelmediği için veri akışını kesti. Gönül Belediyeciliği afişleri ne alaka, kazanmamışsınız, neden asıyorsunuz? Biz kul hakkı yiyenlere karşı mücadele veriyoruz, hak hukuk mücadelesi, normalleşme mücadelesi veriyoruz. O yüzden biz 23 Haziran'da herkesin oyuna talibiz. Ben Ak Partili kardeşlrimden bile oy istiyorum.

SORU: YENİ SEÇİMİ ANLATMANIZI İSTEYECEĞİM? YENİDEN SAYIMI YILDIRIM ÇOK SÖYLÜYOR. SONUÇ DEĞİŞİRDİ DİYE. 23 HAZİRAN'A İLİŞKİN YORUMLARINIZI BEKLİYORUM

İmamoğlu: Bir kere 21:00 gibi açıklama yaptığım doğrudur. Açıklama şöyledir; Açıklama yapmam zaruridir, Anadolu Ajansı bizi geride gösteriyor. Anadolu Ajansı bizi ilgilendirmez diyor Binali Yıldırım, ancak açıklaması var, bakanlarla görüşüyor ediyor o kadar...

1 Nisan'daki veri, birleştirme tutanağı burada. 24.057. Ne 29.000'i... Verilerle işinize geldiği gibi oynamayın. ,

YSK, gerekçeye göre karar veriyor. Kararda, sayımla ilgili, çaldılarla ilgili hiçbir şey yok.

Ben seçilmiş Belediye Başkanıyım. 16 milyon insanın kul hakkını yiyenlere karşı bir demokrasi mücadelesi veriyoruz...

SORU: BU SEÇİM NEYİN SEÇİMİ? ERDOĞAN KAMPANYANIZDA GERİ PLANDA KALMIŞ GÖZÜKÜYOR. KEZA BEKA MESELESİ DE GERİDE KALDI... SEBEBİ NE?

Yıldırım: Doğrudur. Biz yeniden sayılmasına itiraz etmedik diyor. Tamamen yalan, elimizde belge var. Tamamı sayılsaydı, sonuç değişecekti. Biz bunu Maltepe'de gördük. Bunu ilçelerin tümüne yayın, göreceksiniz. Biz bu şaibeler kalksın, seçimler yenilenmesin istedik. Ama bu anlayışı CHP'de görmedik.

Söylemlerimizde hiçbir değişiklik yok. Baştan beri, 31 Mart öncesinde de aynı kampanyayı yürütüyorduk. Aynen de bunu yapıyor, yapmaya da devam ediyoruz.

SORU: YSK KARARI, O GÜN NE OLDU

Yıldırım: Olayları çarpıtmayalım Ekrem Bey. Başlangıçta fark 29 bin küsurdu. Ekrem Bey ilk açıklamasını akşam 21.30'da yaptı. Benim ilk açıklamam 23.25'dir. O saatte de eldeki verilere göre seçimi kazanmıştık. Çıkmam hata değildi, o gün elimizdeki verilerle kazandığımız ortaya çıktı. Anadolu Ajansı neden akışı kesti, kesmedi, o benim işim değil. 

Gelelim dört pusula meselesine. Aldatmacadır bu. 4 ayrı pusula var. İtiraz edillen Büyükşehir pusulası. İlçelerde de itiraz var. CHP, neden Sancaktepe'ye itiraz etti, saydırdı? Demek ki şüphesi var. Bu bu kadar basittir. İşi çarpıtmaya gerek yok.

SORU: BİZ BU SEÇİME NİYE GİRİYORUZ

İmamoğlu: Yıldırım'ın yorumu tamamıyla yanlış bir yorum. 31 Mart gecesine dönelim, hızlıca hatırlayalım. 31 Mart gecesinde, yaklaşık 1 saat olmadı ki seçim kapanalı, AA yüzde 64’te rakibimizi gösteriyor. Yaklaşık bir buçuk saatin üzerinde TV kanalları yasal olmayan yayın yapmıştır. Saat 2:20’de benim açıkladığım veri: 30 bin 86 sandığa göre sonucun değişme şansı kalmamıştır. Daha girilmemiş 100 sandık vardır. İşinize geldiği gibi rakamlarla oynamayın. Yalan ifade hoş bir şey değil. 

Veri almama süresi de 12 saat sürdü. Oylar kafa kafaya geldiğinde Yıldırım ben seçimi kazandım diye açıklama yaptı. Tam saat 23.25'te... Ne tesadüftür ki, o sırada Anadolu Ajansı veri akışını kesti. Anadolu Ajansı bu veriyi niye kesti. Yıldırım’ın tek bir açıklaması yok.

Şimdi bu dört zarf. 4 oydan oyları çıkarıyoruz. Muhtarlık, pırıl pırıl, ilçe belediyesi pırıl pırıl, ilçe belediye seçimi pıırıl prırıl. Bir tek Büyükşehir Başkanlığına geliyoruz, hile... Olacak şey değil. Vatandaşa diyorsunuz ki, 20 TL paranızdan 5 TL'si çalıntı. Olmaz...

YSK'nın raporunda "çalındı" ifadesi yok.

Yıldırım: Sizin oylarınız sayılırken, birtakım acayip işler oldu. Şaibe karıştı. Nitekim YSK'da bu durumu değerlendirerek, seçimi yeniledi İsmail. Bizim tercihimiz bu seçimin yenilenmemesi yönündeydi, bundan dolayı da çok çabaladık. CHP yardım etmedi, yeniden seçimi kabul etmedi. Bu yüzden yeniden seçime gidiyoruz. Bu seçimde oylar çalındı. Oylar sayıldı, sayılmaya başlandı, yüzde 10'u sayıldı, 13 bine düştü fark. Yüzde 90'ı sayılsa fark kapanacaktı. Biz bunun için oyların yeniden sayımını istedik.

Hileyi bulacak olan YSK'dır. Benim oyum bir başka adaya yazıldıysa, bu çalmadır. Nitekim YSK'da bunları dikkate alarak yeniledi.

İmamoğlu: Emek gösteren herkese teşekkür ediyorum. Gönül isterdi ki, 31 Mart'tan önce böyle bir program gerçekleşseydi, ki böyle bir girişimimiz olmuştur. Burası bir demokrasi meydanı. Ben de sayın Yıldırım'ın Babalar Günü'nü kutluyorum. Ülkedeki tüm babaların gününü kutluyorum. İnşallah programdan sonra da kucaklaşarak ayrılırız, zira Türkiye'nin kucaklaşmaya ihtiyacı var.

Yıldırım: Babalar Günü, Analar Günü kutlu olsun. Evlatlarım geldi. Benim Babalar Günü'nü kutlayacak bir günüm olmadığı için, onlar geldi kutladı.

SORU: SON SÖZLERİNİZ...

Yıldırım: Yıldırım, müjdelenmiş şehirdir. İstanbul'un ilk defa geçen yıl 60 bin nüfusu eksildi. Biz Anadolu'da altyapıyı çok güzel yaptığımız için kendi memleketine dönüyor, İBB'de destek veriyor. 16 yıl ülkeme dolu dolu hizmet yaptım. Bu şehir beni 11 yaşındaki Binali'den Binali Yıldırım yaptı. Bu 50 yıldır yaşadığım şehre çok güzel hizmetler yapmaya hazırım. 

Herkes sandığa gitsin ve sözünü söylesin. Ekrem Bey'i de çaya davet ediyorum.

İmamoğlu: Ben buradan çıkışta, kendileri de uygun görürse, muhterem hanımefendi ile geldiğini söyledik. Çıkışta iki hanımefendinin olduğu fotoğraf karesini vermek isterim. Niye biliyor musunuz? Bu şehrin kucaklaşmaya ihtiyacı var. Vicdan, ahlak, erdem şehirlerden başlar. Ben kimse hakkında konuşmadım. Şeffaflığı, saydamlığı hakim kılarak, muazzam bir kent yaratacağız. Benim ekibim 16 milyonluk İstanbullu...

Biz 31 Mart'taki süreci hak, hukukla buluşturacağız. 31 Mart'ta herkes sandığa gitsin, 23 Haziran'dan bir gün sonra İstanbul daha derin nefes alacak, her şey çok güzel olacak.

SON SORU: BENİ NASIL BULDUNUZ:

İmamoğlu: Sağ olun, teşekkür ederiz.

Yıldırım: Gayet iyi, anormallik görmedim. Teşekkürler.

İlgili Haberler