Enes Kızak
Enes Kızak
12 Şubat 2017 Pazar 14:05
Erdoğan: "'Hayır' diyenlerin konumu, 15 Temmuz'un yanında yer almaktadır"

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Fırat Kalakanı harekâtı kapsamında El Bab'da bulunan 4 askerin Rus uçaklarının bombardımanı sonucu şehit olmasına ilişkin olarak "Şu anda El Bab gerek bizim gerekse ÖSO tarafından dört bir yandan kuşatılmış durumda. Güçlerimiz merkeze inmiş halde. En önemli nokta biliyorsunuz hastane tepesi. Orası alınmış durumda. Şu anda merkeze girilmiş vaziyette. Artık DEAŞ güçleri tamamiyle El Bab’ı terk etme sürecine girdi. Öyle sanıyorum ki bundan sonrası an meselesidir. El Bab hallolmak üzere. Bundan sonraki süreçte Rakka ve Mümbiç olayı vardır" dedi.

"16 Nisan aynı zamanda 15 Temmuz'un bir cevabı olacaktır" diyen Erdoğan anayasa değişikliği referandumuna ilişkin olarak "Hayır diyenlerin konumu, 15 Temmuz'un yanında yer almaktadır. Bunu kimse sağa sola çekmesin" görüşünü savundu.

Cumhurbaşkanı, üç Körfez ülkesine ziyareti öncesi Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu

Bahreyn ziyaretinden önce Atatürk Havalimanı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

"Gerek ikili ve ticari ilişkiler, savunma sanayine yönelik birçok konular yer alacaktır. İnşallah görüşmelerimizde bu noktada neler yapabileceğimizi, ne gibi adımlar atacağımızı mütala edeceğiz. Bir diğer teferruatlı konu savunma sanayi. Bahreyn, Körfez İşbirliği Konseyi'nin de dönem başkanlığını yürütüyor. Yüksek düzeyli, stratejik mekanizması var, işletemediğimiz bu mekanizmayı geçtiğimiz yıl yeniden işleme aldık. Türkiye, Körfez İşbirliği Konseyi'nin serbest ticaret sözleşmelerinin yeniden başlatılması dahil birtakım kararlar alındı. Bahreyn ziyaretimiz, konseyle işbirliğimiz güçlendirilmesi bakımından da anlamlı olacaktır.

"Bahreyn'in ardından Suudi Arabistan'a geçeceğiz. Son iki yılda Suudi Arabistan'la çok yakın ve samimi bir iş birliği yaptık. Bu münasebetleri derinleştirirken, bölgesel konularda da paylaşımlarda bulunduk.

"Kardeşimiz, kadim dostumuz olan bu ülkeyle ilişkilerimize stratejik bir zaviyeden bakıyoruz. Kral Salman ile görüşmelerimizde, toplantılarda alınan kararları değerlendirme imkanında bulunacağız. Bölgede Irak, Suriye, tüm buralardaki gelişmeler gündemimizde yer alan konular.

"Suudi Arabistan'ın ardından Katar'a geçeceğiz. Katar ile işbirliğimizin geldiği noktayı biliyorsunuz. Münasebetlerimize gıpta ile bakılmaktadır. Birçok alanda çok yakın diyaloğumuz bulunuyor. Karşılıklı ziyaretler ve imzaladığımız anlaşmalarla mevcut seviyeyi üst seviyeye taşıyacağız. Toplantılar sonucunda 30 anlaşma imzalandı. Yapacağımız istişarelerde stratejik başlıkları ele alacağız. Ayrıca Suriye, Irak gibi bölgesel meseleleri de görüşeceğiz. Son birkaç ayda dönüm noktası diyeceğimiz hadiseler oldu. Suriye'de akan kanın bir an önce son bulması için yoğun çaba içindeyiz. Suriyeli şehitlerin kanına halel getirmeden bölgedeki tüm taraflarla yoğun temaslarda bulunuyoruz. İnşallah bu gayretlerin hayırlı sonuçlar vereceğine inanıyorum. Bölgesel ve küresel ölçekte yeni bir kapının aralandığı süreçte bu ziyaretlerin hayırlı olmasını diliyorum.

Fırat Kalkanı ile ilgili, dün Rusya ile Türkiye'nin anlaştığı sınıra ulaşıldığı belirtildi. Değerlendirme alabilir miyiz?

"El Bab gerek bizim, gerek ÖSO tarafından dört bir yandan kuşatılmış vaziyette ve güçlerimiz ÖSO ile birlikte merkeze inmiş vaziyette. En önemli nokta olan hastane kısmı, zaten birkaç gün önce alınmıştır. Bizler bu noktayı ele geçirdikten sonra süreç lehte gelişmeye başladı. Şu anda da merkeze girilmiş vaziyette. Artık DEAŞ güçleri, El Bab'ı terk etme sürecine girdi. Bundan sonrası an meselesidir. Planlanan uygulama yürütülmektedir. Biz de arkadaşlarımızdan bu bilgileri gerek arazide, gerek karargahtan yapılan takiple alıyoruz.

Bahçeli, Rusya'nın Türk birliğini El Bab'da vurulmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu...

"Arkadaşlar bu konuyla ilgili açıklamaları zaten yaptık. Bu açıklamalar noktasında benim yapmış olduğum açıklama tamamiyle gerek silahlı kuvvetlerimizin gerek MİT'in bana verdiği bilgiler çerçevesindedir. Bu çerçevede yaptığımız açıklama karşılıklı yapılmıştır. Genelkurmay Başkanlarının, Cumhurbaşkanlarının yaptığı açıklamalar bu işin gerçek boyutudur. Bunun dışındaki açıklamalar herhalde itibar edilecek açıklamalar değildir. Şunu da ifade etmem gerekir ki; bu süreç içerisinde bizlerin işleri çok daha hassas, çok daha dikkatli bir şekilde götürme gayretlerimiz var. Zira, CİA Başkanı'nın gelişiyle, bu arada ABD Başkanı ile yaptığımız görüşme, Putin ile yapmış olduğumuz görüşme... Hepsi bu hassasiyetin nereden nereye varması gerektiğini göstermesi bakımından önemli. Bizim buradaki hedeflerimizi biliyorsunuz, terörden arındırılmış güvenli bölge için çalışma yapıyoruz.

"Bu çalışmanın Doğu ayağında Cerablus, Batı ayağında El Rai vardır. Güney'e doğru ilk etapta Dabıq halloldu, ondan sonra El Bab hallolmak üzere. Bundan sonraki süreçte Rakka ve Mümbiç olayı vardır. Bu konuyla ilgili olarak da ABD'nin yeni yönetimi ve CIA ile düşüncelerimizi paylaştık. Koalisyon güçleriyle de paylaştım. Bizler buradaki her türlü altyapı çalışmalarında görev alırız, eğer başarırsak oradaki konutları yapacak olursak burada yeni bir süreç başlayacaktır. İnsanlara kendi ülkelerine dönme fırsatı vermiş olacağız. Uçuşa yasak bölge konusu da var. Bu bölgenin uçuşa yasaklanmazsa hiçbir işe yaramayacaktır. En önemlisi tabii eğit-donat olayıdır. Başından beri bizler yürütüyoruz. ÖSO, eğit-donat kapsamında yetiştirilmiş bir ordudur. Onlar da yerli halk olması hasebiyle, tabii can siperane bu mücadelede yer almaları hasebiyle çok faydalı olmuşlardır. Çok da şehit vermişlerdir.

Takvim belli, önünüze anketler geliyor mu?

Şu anda sağlıklı bir anket döneminde değiliz. Bazı anketler gelmiyor dersem yalan olur, asıl anketlerin bize akışı araziye çıkışla beraber daha da yoğunlaşacaktır. Şu anda ben halkımızın cumhurbaşkanlığı sistemini tam olarak anlama konumuna geldiğine ihtimal vermiyorum. Bunu halkımıza iyice anlatmamız lazım. Bir taraftan bizler, şahsım, Başbakanımız, ilgili bakanlarımız televizyonlarda artık bunları anlatmaya başladılar. Broşürler halkımıza ulaştırılmaya çalışılıyor. Şunu da Aksaray'da gördüm. Şu anda daha araziye inilmemesine rağmen halkın birçoğu kapmış. Kaptığı şey nedir? Tabii ki evet diyorlar. Sıkıntıları da, halkımız da hakikaten işin ucunun nereye vardığını çok iyi biliyor. Bir taraftan ülkeyi parçalamaya çalışan bölücü terör örgütü ve birlikte hareket ettikleri var. Bölücü terör örgütü ne diyor? Hayır diyor. Dolayısıyla şu anda Kandil'de olanlarla hareket edenler, onların uzantılarıyla hareket edenler Hayır diyor. Öyleyse benim milletim o Kandil'dekilerle beraber, benim 248 şehidimi şehadete gönderenlerle beraber hareket etmeyecektir. Onlara da 16 Nisan'da "Evet" demek suretiyle gereken cevabı verecektir. 16 Nisan aynı zamanda 15 Temmuz'un bir cevabı olacaktır. 15 Temmuz'a önemli bir çıkışı olacaktır. Hayır diyenlerin konumu, 15 Temmuz'un yanında yer almaktadır. Bunu kimse sağa sola çekmesin.

Son Güncelleme: 12.02.2017 15:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Barış Altın 2017-02-12 22:35:04

O zaman oy pusulalarına "hayır" seçeneği koymayın Sayın(!) 4 yıllık fakülte diplomasının ıslak imzalı aslını ibraz edemeyen Cumhurbaşkanı... veya biz hayır oyu verecek seçmenleri direkt yakın veya hapse atın... Bu mudur demokrasiden anladığınız... siz çok yanlış gelmişsiniz, sizi şöyle Burma, Burkina Faso gibi çok çok az gelişmiş ülkelere alalım... Türkiye Cumhuriyeti size iki beden fazla geliyor. Bu zihniyetle ancak oralarda devlet başkanlığı yaparsınız...