Akit yazarı, AKP'nin İstanbul iddialarını nasıl çürüttü?
Akit yazarı, AKP'nin İstanbul iddialarını nasıl çürüttü?
Karahasanoğlu bütün detayları aktardı.

Ali İhsan Karahasanoğlu, “Seçimdeki doğruları ve yanlışları bir daha not edelim!” başlıklı yazısında, AKP’nin “delil” olarak sunup seçimi tekrarlatmak istediği konuların aslında seçimi iptal ettiremeyecek unsurlar olduğunu belirtti.

İşte Ali İhsan Karahasanoğlu’nun yazısı:

İki haftayı aştık, seçimleri tartışıyoruz.

Hemen hepimiz, hukukçu olduk..

Kanunları, hatta genelgeleri öğrenmeye başladık..

Yarım hoca dinden, yarım doktor candan edermiş..

Seçim vesilesi ile, yaşadıklarımızı hukuki altyapısı olmadığı halde yorumlayanlar da, hukuku iflas ettirme noktasındalar..

Seçim hakkında ortaya atılan iddiaların içinden, sıklıkla tekrarlanan “yanlış”lar ve “doğru”lardan bir demet sunalım:

Yanlış: Seçmen kütükleri kesinleşmiştir. Kesinleşen seçmen listelerinde artık hiçbir bir şey yapılamaz.

Doğru: Seçmen kütükleri olsun.. Adaylar olsun.. “Mutlak kanunsuzluk” dediğimiz durumlarda, daha önce kesinleşmeye bakılmaksızın, zamanaşımına tabi olmadan, her zaman için iptal edilebilir. Yeter ki, sahtekarlık olsun. Yeter ki, resmi evrakta sahtecilik boyutunda bir suç olsun.. Nitekim 1963 yılındaki kesinleşen adaylık listesine rağmen, YSK, seçimi kazanan Adalet Partisi adayının yerine, ikinci sıradaki CHP adayını kazanmış ilan etti. Orada da aday listesi daha önce incelenmiş, hatta itiraz reddedilerek kesinleşmişti. Ama “Mutlak kanunsuzluk var” denilerek, AP listesinden seçime giren kişinin adaylığı, seçimi kazandıktan sonra iptal edildi.. CHP belediye başkanlığı koltuğunu reddetmedi. O koltuğa oturdu.

Yanlış: Akrabasına misafir de olsalar, hayali binaya da kaydedilmiş olsalar, ahıra da kaydedilmiş olsalar, boş arsaya bile kayıt yapılmış olsa, seçmen kütüklerine itiraz edilmediği için, belirlenen sandıkta oy kullananların oyları geçerlidir.

Doğru: Belirtilen ihtimallerin sonuçları farklıdır.. Akrabasına misafir olanın oy kullanması geçerlidir. Kimseye, “Amcanın evinde niçin misafirdin” sorusu yöneltilemez.. Ancak, hayali binalara, arsalara, ahırlara, bitmemiş inşaatlara kaydedilen seçmenlerin oyları, sahte kayda dayandığı için, geçersizdir.. İptale mahkumdur.. O oylar belirlenemeyeceği için de, sahte kayıtla oy kullanan sayısı, rakipler arasındaki farktan çıkarılır, seçimin sonucuna etki ettiği görülürse seçim iptal olur. Seçimin sonucuna etki etmeyecek sayıda ise, sadece resmi kayıtlarda sahtekarlık sebebi ile ceza davaları açılır.. Seçimin sonucu değişmez..

Yanlış: AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz dedi ki, “İstanbul’da, 5287 hükümlü ve kısıtlının isimleri, not düşülmeksizin seçmen listesinde yer almış. Bu da seçimin iptali gerekçelerimiz arasındadır.”

Doğru: 24 saatte iki defa doğruyu gösteren bozuk saat gibi, CHP sözcüsü Faik Öztrak da eksiği tamamladı: “Peki bunların kaçı oy kullanmış?” Gerçekten de, seçmen listesinde kanuna aykırı olarak yer almasına rağmen, hükümlüler, kısıtlılar oy kullanmış iseler seçimin sonucunu etkilerler.. Hükümlü veya kısıtlıların not düşülmeksizin seçmen listesinde yer almaları yanlış ise de, zaten gelip oy kullanmamış iseler, seçimin sonucuna bir etkileri de olmamış demektir.. Yapılması gereken, hükümlü veya kısıtlı olduğu halde oy kullananların tespit edilip, bunların bir kenara not edilip, diğer kanunsuz oy kullananlarla toplanıp, rakipler arasındaki farktan çıkarılmasıdır. Fark kapanmıyorsa seçim geçerlidir. Fark kapanıyor veya diğer rakip öne geçiyorsa, seçim iptal edilir..

Yanlış: Kaymakamların bildirdiği liste dışından sandık başkanları atanmış. Bunların sandıklarındaki oylar, sadece bu sebeple geçersiz sayılmalı.

Doğru: Sandık başkanları, olması gereken görevdeki isimlerden oluşmamış ise, bu durum cezai takibata konu olacaktır. Ancak tek başına, bu sebep gösterilerek o sandıktaki oylar geçersiz sayılamaz. İlave sebepler var ise, o sandıkta olağandışı geçersiz oy çıkmış ise, çetele tutulmamış ise, mühürsüz ise, kısacası, sandık başkanı yetkisiz ve yaptığı işlemler de kanuna aykırı ise, o sandıktaki oylar tümü ile geçersiz sayılabilir. 

Yanlış: Sayım döküm çizelgelerinin 5 bin 388’i mühürsüz.. Bu sandıkların tümü ile iptal edilmesi gerekir.

Doğrusu: Hayır, sayım döküm çizgelerinin mühürsüz olması, direkt o sandıklarıdaki oyların iptalini gerektirmez. O sandıklarda tekrar sayım yapılmalı, doğru neticeler sonuç olarak kabul edilmeli, bu arada sayım döküm çizelgesi de, mühürlü olarak düzenlenmelidir.

Yanlış: 19 bin sandık başkanı kamu görevlisi olmadığı, yani ehil olmadığı halde o göreve getirilmiştir. Seçim veya en azından o sandıklardaki oylar, sırf bu sebeple dahi iptal edilmelidir.

Doğrusu: Sandık başkanlarının, belirtilen usûle göre belirlenmesi gerekirdi. Ancak belirlenmemiş ise, bununla ilgili soruşturmalar ve cezalandırmalar yapılır. Sadece bu sebeple, o sandıklardaki oyların geçersizliğine karar verilemez. Ancak, 19 bin sandık başkanından, sandık başkanı olduğu için kendi sandığı dışında oy kullanan kaç kişi var ise, onların oyları geçersiz sayılmalıdır. Çünkü, sandık başkanı olma yetkileri olmadığı halde, sandık başkanlarına verilen ayrıcalık sayesinde, kendi sandıklarından başka bir sandıkta oy kullanmışlardır. Oyları geçersizdir. Bunlar kaç kişi ise, o sayı, iki rakip aday arasındaki farktan çıkarılmalıdır. Fark kapanmıyorsa, seçim iptal edilmez. Fark kapanıyor ise veya diğer rakip öne geçiyorsa, seçim iptal edilmelidir.

Yanlış: Seçimler iktidarın yönetiminde yapılıyor. Sandık görevlileri yanlış isimlerden seçilmiş ise, iktidarın suçu. Hem yanlış yapıp, hem de bu yanlıştan nemalanmak istemeleri doğru değildir.

Doğrusu: Seçimleri ilçe, il seçim kuruluları ve Yüksek Seçim Kurulu yönetiyor. İlçe ve il seçim kurullarını yönetenler ise hakimlerdir. O hakimlerin kim olacağını belirleme yetkisi de ne iktidarda ne de HSK’dadır. O ilçe veya ildeki en yaşlı hakim doğal olarak başkandır... Dolayısı ile iktidarın veya HSK’nın seçimin patronu noktasınadaki isimleri belirleme yetkisi yoktur. Sandık başkanlarının tespitindeki yanlışlık da, iktidarın veya HSK’nın belirlediği hakimin kusuru değil, yıllar önce çıkarılmış kanunun emri gereği belirlenen hakimlerin kusurudur. Onlar için cezai ve hukuki soruşturmalar mutlaka açılacaktır. Ama sandık başkanlarını belirlemedeki nerede ise kasıtlı davranışların sorumluluğu iktidara yüklenemez.

Yanlış: Esenyurt’taki seçmenler, Büyükçekmece’ye kaydırılmış. Kaydırılan seçmen sebebi ile hem BüyükçekmeceBelediye Başkanlığı seçimi hem de Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimi iptal edilmelidir.

Doğrusu: Esenyurt’taki bir seçmen, akrabasının yanında Büyükçekmece’ye kaydolmuş ve oy kullanmış ise, geçerlidir. Ama.. Esenyurt’ta oturur iken, Büyükçekmece’deki bir boş arsada kaydını yaptırıp oy kullanmış ise, o oy geçersizdir. Bir seçmenin İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimi için Esenyurt’ta oy kullanması ile Büyükçekmece’de oy kullanması arasında fark olmadığı için, büyükşehir oyunda iptal söz konusu olmaması gerekir.

Yanlış: AK Parti üç çuval belge ile YSK’ya itiraz etti. Balyoz darbe planında da bir çuval belge ile şikayette bulunulmuştu. Balyoz’dan daha da ileri gidilmiş. Bu işte bir kumpas var..

Doğrusu: Balyoz davasında çuvalın içindekilerinin sahibi belli değildi (Onların içindeki belgelerin bir kısmının doğruluğunu da bir yana koyalım). AK Parti’nin üç çuvalında ise, hazırlayanlar, belgelerin arkasında duranlar, iddia sahipleri ortada. Varsa bir sahte belge sunumu, AK Parti’den hesabını sorabilirsiniz. Bugüne kadar “Soyut iddialarla seçimin iptali isteniyor” denilirken, şimdi üç çuval belge ile itirazda bulunulduğunda, “Üç çuval belge de neyin nesi” denilirse.. “Korku dağları aşmış” deriz.

 
İlgili Haberler