20 Ağustos 2016 Cumartesi 00:36
Dışişlerine diplomasi dersi: "Suriye'de ve Irak'ta ölen çocuklar İsveç yapımı silahlarla öldürülüyor."

Geçtiğimiz hafta Viyana Uluslararası Havalimanı’nın yolcu salonunda, Kronen Zeitung gazetesine ait elektronik panoda yer alan “Türkiye’de 15 yaşından küçük çocuklarla cinsel ilişkiye izin veriliyor” yazısı yer almıştı. Yazıyla Avusturyalıların Türkiye’ye seyahat etmemesi istenmişti.

Konuyla ilgili haberi haberi Twitter hesabından paylaşan İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström, “Türkiye’nin 15 yaşın altındaki çocukların cinsel ilişkiye girmesine izin vermesine dair kararı iptal edilmeli. Çocukların şiddet ve cinsel istismara karşı daha az değil, daha fazla korunmaları lazım” demişti.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in Wallström’e yanıtı ise “Açıkça yanlış bilgilendirilmişsiniz. Türkiye’de böyle aptalca bir şey yok. Lütfen gerçekleri öğrenin” olmuştu.
 

havaalani isvec1

Bu gelişmelerin ardından bugün Atatürk Havalimanı’ndaki panolara dünyadaki en yüksek tecavüz oranının İsveç’te olduğuna ilişkin yazılar konulmuştu.

Panolarda yer alan “Seyahat uyarısı! İsveç’in dünyada tecavüz oranı en yüksek ülke olduğunu biliyor muydunuz?” yazısıyla birlikte İsveç’e seyahat edilmemesi istenmiş ve yazının üzerinde de Güneş gazetesinin ‘Tecavüz ülkesi İsveç’ başlıklı bir haber küpürü yer almıştı.

TECAVÜZ ÜZERİNDEN RÖVANŞ ALMAK?
Güneş gazetesinin yaptığı reklam ortaya çıktığı andan itibaren büyük bir tartışmaya sebep oldu. Sosyal medyada yoğunlaşan tartışmalarda bir kesim, yapılan reklamın haklılığını savunurken, diğer bir kesimse bu reklamın uygun olmadığını savundu. Ancak insanların İsveç'e diplomatik yaptırım konusunda göz ardı ettiği bir nokta var.

Öncelikle bu reklamı hazırlayanlar, tecavüz gibi hassas bir konuyu göz ardı ederek yayınlamışlar. Özellikle Türkiye aleyhinde Avrupa medyasında yapılan çirkin ve ahlaksız propagandaya, yine Avrupa'nın yaptığı gibi cevap vermek, hem de bunu Türk kültürüne yakışmayacak bir şekilde yapmak rahatsız edici ve Batı medyasının yaptığı gibi gayrı ahlaki oldu. Özellikle tecavüz üzerinden rövanş almanın, İsveç'teki tecavüz mağdurlarını rahatsız edeceği ve incitebileceği hiç düşünülmemiş olmalı. Yalnızca İsveç değil, bütün dünyadaki tecavüz mağduru insanların, böyle hassas bir konunun dış politika malzemesi yapılması noktasında rahatsız olacağı kesin. Peki alternatif seçenekler neler?

BÜYÜKELÇİ NEDEN GERİ ÇAĞRILMADI?
Türkiye'nin bu noktada yapacağı en önemli hamle, Twitter üzerinden cevap vermek yahut sorunlu reklamlar yayınlamak yerine direk olarak diplomatik yollardan olmalıydı. Burada da yapılacak olan, nota vermek gibi yumuşak bir cevap vermek yerine Türkiye'nin itibarını zedeleyen böyle bir durum karşısında direk Türkiye'nin İsveç Büyükelçisinin geri çağrılması olabilirdi. 

Türkiye'nin bu konudaki kozları yalnızca bununla sınırlı değil.  Keşke Güneş Gazetesi, Wallström'e karşı havalimanında tecavüz misillemesi yapıp mağdurları inciteceğine, "İsveç'i ziyaret etmeyin. Çünkü Suriye'de ve Irak'ta ölen çocuklar İsveç yapımı silahlarla öldürülüyor." yazsaydı.

AB, yılda 6 milyar dolardan fazla silah ihracatıyla dünyada en çok silah ihraç eden ikinci güç. İsveç ise AB içinde en çok silah satan 6. ülke konumunda. 

VAZİYET ÖZEL

Son Güncelleme: 20.08.2016 01:53
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.