11 Ocak 2019 Cuma 12:43
Karlov suikastı zanlısı: "Menzil tarikatına bağlıyım"

Rus Büyükelçi Andrey Karlov'un, Ankara'da 19 Aralık 2016 tarihinde katıldığı sergide, FETÖ/PDY üyesi polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş tarafından tabancayla vurularak, öldürülmesiyle ilgili Ankara 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü celsesi, sanık savunmalarıyla devam etti. Duruşmada ilk olarak suikastçı Mevlüt Mert Altıntaş ile aynı Çevik Kuvvet Birliği'nde çalışan eski polis tutuklu sanık Hasan Tunç dinlendi.

“MEVLÜT ÖRGÜTE KÜFÜR EDİYORDU”

Savunmasında suçlamaları kabul etmeyen Tunç, Bingöllü Kürt bir ailenin çocuğu olduğunu belirterek, "Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’ne atandığımda FETÖ ile ilgili soruşturmalar başladı. O dönem kimse 'FETÖ’cüyüm' demiyordu. Herkes örgüte küfür ediyordu. Hatta Mevlüt Mert Altıntaş da konu açılınca küfür ederdi" diye konuştu. Mevlüt Mert Altıntaş ile çevik kuvvette üçüncü birliğe atandığı zaman tanıştığını anlatan Tunç, "O ve Sercan Başar da üçüncü birlikteydi. Ayrıca ben onlarla aynı mahallede oturuyordum. Mevlüt ve Sercan’ın namaz kıldığını gördüğümden kendilerine güvenim olmuştu” dedi.

ORGANİZATÖR DE SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

Daha sonra suikastın işlendiği "Kaliningrad’dan Kamçatka’ya" sergisinin organizasyonunu yapan tutuklu sanık Mustafa Timur Özkan savunma yaptı. FETÖ ile irtibatlı olduğu, Karlov’a suikast kararı alındıktan sonra Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçiliği yetkililerine, Karlov’un da katılacağı bir fotoğraf sergisi düzenleme önerisinde bulunduğu, örgüt yöneticilerinden Şerif Ali Tekalan'dan tutuklu sanıklardan Hayrettin Aydınbaş aracılığıyla aldığı talimatla, serginin 20 Aralık 2016’da Moskova’da Rusya, İran, Türkiye’nin yapacağı Suriye toplantısının 1 gün öncesine alınması için çaba sarf ettiği, Rus yetkilileri bu yönde yönlendirerek, suikasta iştirak ettiği iddia edilen sanık Özkan, suçlamaları reddetti. Özkan, şöyle dedi:

"Menfur suikastle de hain terör örgütüyle de doğrudan ya da dolaylı ilgim yoktur. Sergiyi FETÖ’nün talimatıyla organize etmekle suçlanıyorum. Bu iddia doğru değil. Bu sergi için hiç kimseden talimat almadım. Sergi ve suikast birbirinden bağımsız iki süreçtir. Sergi projesi benimdir, yapılması talebi Ruslardan gelmiştir. Suikastı kimin yaptırdığını bilemem. Benim bildiğim sergiyi FETÖ’nün yaptırmadığıdır. Sergiyi ben yaptım. Bunu yaparken de hiçbir yerden talimat almadım."

Sergi tarihinin ısrarla 20 Aralık'ta Rusya'da düzenlen Rusya, Türkiye ve İran arasında düzenlenecek olan zirvenin bir gün öncesine alınması için Rus yetkililere yazdığı mailler hatırlatılan Özkan, daha önce 16'sında planlanan açılışın 17'sine alındığını, bu tarihin Cumartesi gününe denk gelmesi nedeniyle Rus yetkililere bilgi vermek için mail attığını aktardı.

“TAKİP OLAYI TAMAMEN BENİM DIŞIMDADIR”

Saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş’ın, 'tarafgiradam' adlı Twitter hesabını takip ettiği ve saldırganla bu hesap üzerinde haberleştikleri iddiasına da Özkan, "Bu takip olayı tamamen benim iradem dışındadır. Kendisiyle Twitter’da haberleşmedik. Serginin ilk açılış tarihinin ertelendiğini Mevlüt Mert Altıntaş bizzat ÇSM’ye gelerek öğrenmiştir. Benim söylemem mümkün değildir" yanıtını verdi.

“UZAYA GİDEN İLK TÜRK OLMAK İSTEDİM”

Timur Özkan, hesap hareketlerinde 2 milyon 400 bin lira tespit edildiği ile ABD’li bir şirkete 100 bin dolar para gönderdiğinin belirlendiğinin de hatırlatılması ve bu paranın kaynağının sorulması üzerine ise şunları söyledi;

"İfademde de bahsettiğim gibi gayrimenkul yatırımları yaptım. Bu paraları mesleğim dışında bu işlerden kazandım. ABD'ye gönderdiğim 100 bin dolar; bu şirket, uzaya adam götüren bir şirketti. Ben de uzaya giden ilk Türk olmak için bu parayı gönderdim. O dönem Türkiye’den üç kişi başvuru yapmış ve para göndermişti. Benim çocuğum yok. Dünya malı dünyada kalır mantığı ile hareket edip gözümü karartıp gönderdim."

“SÜLEYMANCILARIN YURDUNDA KALDIM AMA SÜLEYMANCI OLMADIM”

Altıntaş ile Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde birlikte görev yaparken ihraç edilen polis memuru Hasan Tunç savunma yaptı. Savunması alınmadan Tunç'a, iddianamede örgüt adına eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, suikastçı Altıntaş ile arasında para trafiği olduğu ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının bir soruşturması kapsamında incelenen mikro SD kartın emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin kısmında isminin geçtiği hatırlatıldı.

Tunç, soruşturma aşamasındaki ifadelerinin baskı altında alındığını ve ifadeleri kabul etmediğini söyleyen Tunç, şunları söyledi:

"Babam Zaza, annem Kürt'tür. Buna rağmen milliyetçiyim. Ailem yoksul, 11 kardeşiz. Çocukluğumda milliyetçi romanlar okuyarak, milliyetçilik sevdasına girdim. Vatanıma hiçbir zaman ihanet etmedim, hiçbir terör örgütünün içinde yar almadım. 2005'te Gaziantep'te iki yıllık makine bölümüne başladım. Orada Süleymancıların yurdunda kaldım ama Süleymancı olmadım. Daha sonra Fırat Üniversitesine dikey geçiş yaptım, 2010'da mezun oldum. Elazığ'daki öğrenimim süresinde, bir süre amcamda, daha sonra kendime ait gecekonduda kaldım. Bir yandan çalışıyor, bir yandan okuyordum. Polis okulunu Mersin'de okudum. 2014'te girdim. Oradaki FETÖ yapısıyla da bir irtibatım olmadı. Mezun olunca Ankara'ya geldim ve suikasta kadar çalıştım."

MENZİL TARİKATINA BAĞLI OLDUĞUNU SÖYLEDİ: 2009’DAN BERİ ŞEYH FEYZETTİN…

Tunç, Fırat Üniversitesinde okurken Menzil tarikatıyla tanıştığını, 2009'dan beri Şeyh Feyzettin koluna bağlı olduğunu ifade etti.

Polis okulundan sonra Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde çalışmaya başladığını belirten Tunç, suikastçı Altıntaş ve sanıklardan Sercan Başar ile burada tanıştığını anlattı.

ARA KARAR

Akşam saatlerinde verilen ara kararda mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Heyet, dava sürecinde mahkeme huzurunda hazır bulunmayan tutuksuz sanık Abdulsamet Kekeç hakkında tutuklanmaya yönelik yakalama emri çıkarılmasını kararlaştırdı.

Son Güncelleme: 11.01.2019 12:54
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.