20 Ağustos 2016 Cumartesi 02:09
CHP başbakana sordu, SADAT yanıtladı

CHP  Mersin Milletvekili Fikir Sağlar, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine getirilen ve kurucusu emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi olarak gösterilen uluslararası savunma şirketi SADAT’la ilgili Başbakan Binali Yıldırım’a yöneltiği sorulara SADAT tarafından yanıt verildiğini söyledi. SADAT A.Ş’nin  kendi  resmi hesabından 12 Temmuz 2016 tarihinde verdiği yanıtta, ‘Türk Silahlı Kuvvetleri’ne alternatif  olmak gibi bir amacı ve iddiası yoktur” deniliyor. Ayrıca, TSK’ye alternatif bir  yapı olarak gösterilen ve Suriye’de rejime karşı savaşan militanları eğittiği iddiası için de SADAT’tan “Kurulduğu günden bu güne kadar herhangi bir ülke veya gruba, yurtiçinde ve yurtdışında nizami-gayri nizami veya herhangi bir konuda eğitim hizmeti verilmemiştir” açıklaması yapıldı.

BAKANLIKLAR İZİN VERDİ
SADAT A.Ş.’nin kendi resmi hesabından, 12 Temmuz tarihinde, Sağlar’ın soru önergesine verdiği yanıtın özeti şöyle:

“- SADAT A.Ş. kuruluşunu Ticaret ve Milli Savunma Bakanlığı’na haber vermiştir. İlgili bakanlıklar kuruluşa engel olmamışlardır. SADAT A.Ş.’nin Türk Silahlı kuvvetlerine alternatif  olmak gibi bir amacı ve iddiası yoktur. Sadece TSK’nın ulaşamadığı islam ülkeleri üzerindeki, küresel güçlerin emekli askerlerinden oluşan şirketlerine alternatif olma gibi bir misyona sahip bulunmaktadır. SADAT A.Ş. ülke menfaatlerine ve resmi dış politikalarımıza katkı sağlayacağı düşüncesiyle ülkemizde savunma danışmanlık şirketlerinin sayısının artması için teşvik edilmesi gerektiğini de savunmaktadır.

– SADAT A.Ş. tanıtım ve bir kısım ülkelerle proje bazında görüşme faaliyetlerini sürdürmektedir.  Kurulduğu günden bu güne kadar herhangi bir ülke veya gruba, yurt içinde ve yurt dışında nizami-gayri nizami veya herhangi bir konuda eğitim hizmeti vermemiştir. SADAT A.Ş. bazı ülkelerin resmi makamları ile savunma ve iç güvenlik alanlarında danışmanlık, eğitim ve donatım (Silahlı Kuvvetlerin bakım onarım sistemlerinin kurulup işletilmesi) konularında, ilgili devletlerin kendi ülkelerinde ve kendi mevzuatlarına uygun olarak proje bazında görüşmeler yapılmaktadır.  SADAT A.Ş.’nin Savunma Sanayi ürünü alıp – satma için girişimleri bulunmaktadır. MSB ve Dışişleri bakanlıklarının izni olmadan, savunma sanayi ürünlerinin yurtiçi ve uluslararası sevkiyatı mümkün değildir. SADAT A.Ş. de aynı hükümlere tabidir.

EĞİTİM KAMPI İZNİ
– SADAT A.Ş.’nin yurtiçinde ve dışında herhangi bir eğitim tesis ve kampı bulunmamaktadır. Bu alandaki bütün iddialar iftiradan ibarettir.  Yurtiçinde, MSB’lığının kontrolünde faaliyet gösterecek bir eğitim merkezinin kurulabilmesi, yurtdışında yapılacak savunma ve iç güvenlik alanlarında danışmanlık, eğitim ve donatım hizmetlerinin de savunma sanayi üretiminde olduğu gibi Milli Savunma Bakanlığımız tarafından kontrol edilmesine imkan sağlayacak bir yasa teklifimiz (5201 ve 5202 sayılı yasalarla Savunma Sanayi Hizmet Sektörünün oluşmasını sağlayacak değişiklik teklifi) bulunmaktadır. Uluslararası alanda Ülkemizin menfaatine, dış politikamızın desteklenmesine, savunma sanayimizin gelişmesine ve savunma işbirliği imkanlarının artmasına imkan sağlayacak bu hayırlı hizmet kapısı, dış güçlerin tetiklediği benzer karalama kampanyalarıyla 2012 yılından beri engellenmektedir.

– SADAT A.Ş.’nin eğitim kampları yoktur.  SADAT A.Ş.’nin İŞİD (DAEŞ – DEAŞ – ISIS – ISIL) ile ve başka her hangi bir terör örgütü ile hiç bir ilgi ve bağlantısı yoktur ve olması da mümkün değildir.

‘KONTGERİLLA EĞİTİMİ VEREBİLİRİZ’
– SADAT A.Ş. yurt içinde ve dışında hali hazırda hiç bir ülkeye veya örgüte gerilla eğitimi vermemiştir.  SADAT A.Ş. ihtiyaç duyan ülkelerin Silahlı Kuvvetlerine kendi ülkelerinde, kendi yasal mevzuatına uygun olarak Gayri Nizami Harp (GNH) eğitimi verme imkan ve kabiliyetine sahiptir. Şu ana kadar her hangi bir ülkeye GNH eğitimi verilmemiştir. Şu anda ihtiyaç duyan ülkelere küresel güçlerin benzer şirketleri bu eğitimi vermektedir. SADAT A.Ş. için kuşku ile bakılan bu husus ülkelerin milli ihtiyaçlarına bağlıdır. Özellikle küresel güçlerin kontrolündeki terör örgütleri ile mücadelede islâm ülkeleri bu tür özel eğitimli birlikler yetiştirme ihtiyacı duymaktadırlar. SADAT veya bir başka Türk şirketi veya TSK bu talebi karşılamazsa, ilgili ülkedeki teröristi de, terörle mücadele kuvvetlerini de küresel güçler eğitmektedirler.  Bu tür eğitimlerin yurtdışında SADAT A.Ş. tarafından verilmesinin devlete her hangi bir sıkıntı vermesi mümkün değildir. Sadece bu imkandan haberi olmayan devlet, bu imkanı bir dış politika enstrümanı olarak kullanmaktan mahrum olacaktır.  Bu imkana sahip olması için SADAT A.Ş.’nin yasa teklifi ciddiye alınıp TBMM’den geçirilmesi gerekmektedir. Bu sayede, yurt içinde de devletin sıkı kontrolü altında bu eğitimlerin verilmesi imkanı doğacaktır.

‘KONTGERİLLA VE İSLAMİ HARP’TEN KASIT NE?’
CHP Milletvekili Fikri Sağlar, 30 Haziran’da Başbakan Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye sunduğu soru önergesine SADAT’tan yanıt gelmesi üzerine Yıldırım’a yeni sorular yöneltti. Sağlar “SADAT’ın müslüman ülkelerin kontgerilla savaşındaki hassiyetini ve islami harpten kasıtlarını yine başbakana sorduk. Bakalım kim cevap verecek?” dedi.

Sağlar’ın yeni önergesinde şu ifadeler yer aldı:

“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından uluslararası savunma şirketi SADAT’ın kurucusu emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi’yi Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine getirmiştir. Tanrıverdi, Erdoğan’ın 27’inci başdanışmanı olmuştur.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı görevine getirilen Adnan Tanrıverdi’nin kurucusu olduğu SADAT A.Ş.’nin geçen 7 Mart’ta Genelkurmay Plan Prensip Başkanı Korgeneral Salih Ulusoy’la görüştüğü iddia edilmiştir. Ulusoy, 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından başlatılan operasyonda tutuklanmıştır.

Cumhuriyet gazetesinin iddiasına göre TSK’dan emekli edilen ve atılan askerlerden oluşturulan SADAT, Genelkurmay tarafından ilk olarak 7 Mart tarihinde resmen kabul edilmiştir. Bilginin, Tanrıverdi’nin birimlere yönelik iç yazısında yer aldığı öne sürülmüştür.

Basında çıkan haberlere göre; Tanrıverdi’nin ‘değerli arkadaşlarım’ diye seslendiği yazısında, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’la görüşme talebinin gündem yoğunluğu sebebiyle reddedildiği, daha sonra Ulusoy’un görüşme talebini kabul ettiği iddia edilmiştir.

’20 YIL SONRA GENELKURMAY’A GİRDİK’
Yine iddialara göre, iki saati aşkın süren görüşmede gündeme gelen konular, yazışmada şöyle aktarılmıştır: Yargıya kapalı ve açık idari işlemlerle TSK’dan çıkarılan askerlerin mağduriyetlerinin giderilmesi için hazırlanan yasa teklifi ve SADAT A.Ş. ile ilgili olarak,

‘Görüşmenin içeriğini savunma sanayi hizmet sektörünün oluşmasını sağlayacak yasa teklifi ile İslam Ordusu kavramının içinin nasıl doldurulacağı hususu oluşturmuştur. Yasa tekliflerinin desteklenmesi için gayret sarf edeceklerine dair vaat alınmıştır.’

Genelkurmay için ’20 yıl sonra girdiğimiz’ ifadesi kullanılan yazıda, görüşmeden memnun olunduğu da öne sürülmüştür.

BÜYÜK, EFENDİ, REİS
Arapça bir sözcük olan SADAT’ın Türkçe’de ‘büyük, efendi, reis’ gibi anlamlara gelmektedir. SADAT’ın kendisi hakkında yaptığı ‘Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ülke ve askeri sahalardaki boşluğunu doldurmak üzere kurulmuş yasal bir şirkettir’ açıklaması kafa karıştırmaktadır. İddialara göre; TSK için dışarıda ‘başka ordular’ için çalışan SADAT, Emniyet teşkilatından da hizmetlerini esirgemeyeceğini belirtmiştir.

‘SADAT HANGİ BOŞLUĞU, NASIL DOLDURACAK?’
Yine SADAT’ın kuruluş gerekçesinde; ‘Müslüman ülkelerin hassasiyetine uygun kontgerilla eğitimi vermek’ olduğu göze çarpmaktadır. Müslüman ülke hassasiyeti ve Müslüman harp terimlerinin ne olduğu konusundaki tartışmalar kamuoyunun akıl erdiremediği bir biçimde devam etmektedir.

1) SADAT’ın kuruluş gerekçesinde; Müslüman ülkelerin hassasiyetini bilerek gayri nizami harp/kontgerilla eğitimi vermek üzere kurulduğu ifade edilmektedir. Müslüman ülkelerin kontgerilla savaşındaki hassasiyeti nedir? Müslüman savaşının hassasiyeti nasıl olur?

2) İslami harpten kasıt nedir? İslami harp nasıl yapılır? Gayrimüslimlerin harp tarifi ile farkları nelerdir? Cezayir vb. ülkelerde olduğu gibi ‘İslam da öldürmek kan akıtarak ve bıçak ya da kılıçla olur’ rivayeti mi kastedilmektedir?

3) SADAT, TSK’ya alternatif bir yapılanma mıdır? TSK’nın ülke ve askeri sahalardaki boşluğunu doldurmak üzere kurulduğu iddia edilen SADAT hangi boşluğu, nasıl dolduracaktır? Bu konudaki faaliyetleri neler olmuştur?

4) SADAT’ın faaliyetleri devlet kurumlarınca denetlenmiş midir ve denetlenecek midir?

5) Cumhurbaşkanına ait yeni muhafız gücü kurulacağı iddiası doğru mudur? FETÖ gibi dinci bir gruptan sonra tekrar benzeri cemaat yapılanmaları ile ilişki kurmayı güvenilir buluyor musunuz?”

CHP’DEN BİR ÖNERGE DAHA
CHP Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir de, SADAT’ın TSK’nın yerine yerleştirilecek bir yapı olduğunu öne sürdü. Meclis’in bu şirketi mercek altına alarak araştırması gerektiğini söyleyen Emir, SADAT’a yüklenen misyonun, Erdoğan’ın Türkiye’yi anonim şirket olarak yönetme amacına giden bir nitelikte olduğunu savundu.

TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Emir, SADAT’a ilişkin olarak Milli Savunma Bakanlığı’na yöneltilen sorulara yanıt alınamadığını ifade etti.  Emir, “Yakın zamanda devletin içine sızmış terör örgütlerinin neler yaptığı ortadayken, şeffaf olmayan bu ve benzeri yapıların tekrar devlete sokulması yeni yeni sorunların temelini oluşturacaktır” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.