21 Ağustos 2016 Pazar 14:50
Babası darbe girişiminde şehit oldu, amcası FETÖ'den yurtdışına kaçtı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde babası Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde şehit, kendisi de gazi olan Ömer Faruk Kapaklı, FETÖ yapılanmasına ait okulda müdür yardımcısı olan ve darbe girişiminin hemen öncesinde yurtdışına kaçan amcası hakkında suç duyurusunda bulundu. Kapaklı, "Babam gibi şehit olanların ölümüne kim sebep olduysa Allah belasını versin. Hepsi hakkında suç duyurusunda bulundum." dedi.

Üniversite öğrencisi 21 yaşındaki Ömer Faruk Kapaklı, 15 Temmuz gecesi babası ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne darbe girişimini engelleyebilmek için koşan vatandaşlar arasındaydı. Ömer Faruk Kapaklı'nın babası Akif Kapaklı, tankların önünde tek başına direndiği esnada Jandarma Genel Komutanlığı yakınına atılan bombayla şehit oldu. O gece aynı patlamada gazi olan Ömer Faruk Kapaklı ise vücudunun 4 yerine isabet eden ve çıkarılamayan şarapnel parçaları ile yaşamını devam ettirmek zorunda kaldı.

Kapaklı'nın babasını şehit verdiği esnada, FETÖ yapılanması içerisinde olan öz amcası Osman Kapaklı ile halasının çocukları çoktan yurtdışına kaçmıştı.

Ömer Faruk Kapaklı ile amcası Sebahattin Kapaklı, 15 Temmuz gecesi yaşadıklarına ve bazı akrabalarının görev üstlendiği FETÖ'nün yapılanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Darbe girişiminin yaşandığı gece babası ile önce Etimesgut Belediyesine, ardından da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne gittiklerini anlatan Ömer Faruk Kapaklı, babasının tankın üzerinde bulunan askerlerle münakaşaya girerek, "Benim askerim bana mı ateş edecek? Bu ülke size ne yaptı?" gibi sözler sarf ettiğini dile getirdi.

SON SÖZÜ "HAKKIM HERKESE HELAL" OLDU

Külliye'ye gittikleri esnada askerlerin ateş açtığını ama babasının tankların önünde tek başına durmaya devam ettiğini aktaran Kapaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ateşin hemen ardından çok büyük bir patlama sesi geldi. Ben yere yattım, resmen ölmeyi bekliyordum. Aynı esnada helikopterdeki ateşler yanıma düşüyordu. Babamın bulunduğu tarafa baktım, önce göremedim, içim rahatladı. Tekrar arkamı dönüp baktığımda tankın önünde yatıyordu ama bilinci açıktı.

Babam 'Benden umudu kes, bitti artık. Kaç canını kurtar' dedi. Nasıl bırakıp kaçıp gideceksin? Bir araba çevirdik. Hastanede ameliyata girene kadar bilinci açıktı. Yolda giderken bana 'Sakın isyan etme, benden herkese selam söyle. Hakkım herkese helal. Onlardan benim adıma helallik iste.' dedi. Gidene kadar kelime-i şehadet getirdi. Ben de yaralanmışım ama o anın sıcaklığı ile hiç farkında değildim. Babamı da beni de ameliyata aldılar. Ameliyattan çıktığımda da vefat haberini aldım."

Kapaklı, bacağında, karnında, kasıklarında ve boynunda şarapnel parçaları bulunduğunu ve bu parçaların çıkarılamadığını söyledi.

ÖZ AMCASI YURTDIŞINA KAÇTI

Kapaklı, öz amcası ile halasının çocuklarının FETÖ yapılanması içerisinde, onlara ait okullarda görev aldıklarını, bu akrabalarının darbe girişiminin öncesinde yurtdışına kaçtığını belirtti. Kapaklı, "15 Temmuz öncesi kaçmaları insanın kafasında soru işareti oluşturuyor. Adımın 'Ömer' olduğu kadar eminim onların bunu bildiğinden. Allah ömür verdiği sürece mücadelem devam edecek." dedi.

Geçen hafta bu yakınları hakkında suç duyurusunda bulunduğunu anlatan Kapaklı, şöyle devam etti:

"Sadece amcam değil halamın çocukları da var. Hepsinden şikayetçi oldum. Babam vefat etmeden önce arabada onu hastaneye yetiştirirken 'Benim hakkım herkese helal olsun, benden de helallik iste' dedi. Babam giderken hakkını helal etti ama sonuçta orada ben de kan akıttım, mücadele ettim. Benim hakkım onlara helal değil. Babam gibi şehit olanların ölümüne kim sebep olduysa Allah belasını versin. Ölene kadar mücadelem bitmeyecek bunlarla, çünkü benim canımı aldılar, yanabileceğim kadar yandım. Hepsi hakkında suç duyurusunda bulundum. Hepsinden davacı oldum. İnşallah gereken de yapılacak."

Kapaklı, amcasının babasını en son Ramazan Bayramı'nda aradığını ve bu telefonun ardından babasının günlerce "Ben kardeşime sahip çıkamadım, bunların içerisinde kaldı." diyerek gözyaşı döktüğünü aktardı.

Buna karşılık amcasının, babasının cenazesinin olduğu gün mesaj atarak hala kendisini aklamaya çalıştığını belirten Kapaklı, "Bir aranır, 'Yeğenim başımız sağ olsun' diye. Demedi bunları, kesinlikle aramadı. Hepsinden davacı oldum" ifadelerini kullandı.

"GAZETE VE DERGİLERE ZORLA ABONE ETTİLER"

17-25 Aralık sürecinden önce bu yapılanmanın dershanesine gittiğini, iki üç haftada bir de evlerinde yatılı kalarak ders çalıştığını söyleyen Kapaklı, dershanede ve evlerinde kendini rahatsız eden olayları şu sözlerle anlattı:

"Evlerindeki kütüphanelerde bir tane bile Kuran-ı Kerim yoktu. Hep Fetullah Gülen kitapları ile doluydu. 'Abi' dediklerimiz gecenin bir vakti girip, bir vakti çıkıyordu. O zaman idrak edemiyorsun ama sonra insanın aklına geliyordu 'neden' diye. Bir akrabamız Arnavutluk'ta üniversitede iki sene okudu. 17-25 Aralık'tan sonra bıraktı, geldi. O çevresindeki arkadaşlarının bara, diskoya gittiğini, her gittikleri yerde de bu ev abilerini gördüklerini anlatırdı. Tesadüf değil herhalde. Bu süreçten, bir şeyleri gördükten sonra bunları idrak edebiliyorsun. O an saf duygularla gidiyorsun, inanasın gelmiyor. Dershanelerine gittik, gazetelerine dergilerine zorla üye ettirdiler. Bizden kurban parası topluyorlardı. Bir defa olsun o gazetenin, derginin yüzünü görmedim. O para nereye gidiyor, bilmiyordum ama üyeydik."

Ömer Faruk Kapaklı, 17-25 Aralık süreci yaşanmadan birkaç ay önce bu yapının dershanelerinden ayrıldığını anlatarak, yolda dershaneden gördüğü bir hocasının kendisine, "Biz cemaat olarak hiçbir siyasi partiyi desteklemiyoruz ama AK Parti'nin gitmesi için elimizden her geleni yapacağız. Ankara'da AK Parti'den sonra CHP var, bizim oyumuz ona. Diyarbakır'da HDP var, oyumuz ona" dediğini, bu sözler sonrasında da bu yapıyla bütün iletişimini kopardığını dile getirdi.

Kapaklı, "Yeter ki AK Parti düşsün de ülke yansın, yıkılsın. Hiç umurlarında değil. Ben bunu bizzat gördüm. Ondan sonra da yolda gördüğümde bile selam vermedim. Arkadaşlarımın da dershanelerden kaydını aldırmasına vesile oldum." dedi.

ONA KARDEŞ DİYEMİYORUM

Şehit Kapaklı'nın kardeşi Sebahattin Kapaklı ise darbe girişimini durdurmak için Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne gittikleri esnada kardeşinin durumunu öğrendiklerini söyledi.

Anneleri vefat ettikten sonra yurtdışındaki kardeşi Osman Kapaklı'nın eğitimi için şehit ağabeyinin bizzat emek verdiğini aktaran Kapaklı, "İşte gidip cemaate takıldı. Cemaat denmez artık da... İşte bunların ne kadar beyinleri yıkandıysa biz 17 Aralık'tan sonra defalarca uyardığımız halde... Kardeşim, ben ağabeyimi toprağa verirken mesaj atmış. Okusanız, benim acımın içinde bana öyle sorular soruyor ki cevap bile vermek istemedim. Ağabeyimi toprağa gömüyorum, bana 'kanıt' diyor. Ona 'kardeş' diyemiyorum. Benim bundan sonra böyle bir kardeşim yok." diye konuştu.

Sebahattin Kapaklı, kardeşinin Kazakistan'da FETÖ yapılanmasına ait okullarda okuduğunu, ardından da Hatay'da yine bu yapıya ait bir okulda müdür yardımcılığı yaptığını ve Ramazan Bayramı'ndan önce yurtdışına kaçtığını aktardı.

Kardeşini defalarca uyardıklarını söyleyen Kapaklı, "Gittiği yolun iyi bir yol olmadığını söyledik ama anlatamadık. Bayramdan önce bize söylemeden gitmiş. Gittiğine de ağladık biz ama neden ağladık, bu beddua ediyor ya 'Ocaklarına ateş düşsün' diye, bir o bedduası tuttu. Bizim ocağımıza ateş düşürdü. Bizim evimizin direği gitti. Babamdan sonraki en büyüğüm gitti. Onlar o kadar kinlenmiş ki o kadar nefret dolmuş ki ben 'kardeşim' demeye utanıyorum." sözleriyle tepkisini dile getirdi.

AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.