Antalya'da çöpleri toplayan Ukraynalılar
Antalya'da çöpleri toplayan Ukraynalılar
Katerina, 24 yaşında. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasıyla çıkan savaşta, ailesi orada kalmış. Kardeşiyle Türkiye’ye gelmiş. Bir inisiyatif kurarak, kentteki diğer Ukraynalılarla birlikte Antalya’yı daha güzel bir hâle getirmek için çalışıyor.

Dün bir LinkedIn gönderisiyle bütün Türkiye Katerina Semeriç’le tanıştı. Katya, bir inisiyatif kurarak, kentteki diğer Ukraynalılarla birlikte Antalya’yı daha güzel bir hâle getirmek için çalışıyor. Yazarımız Alparslan Demir, Katya ile bir mülakat gerçekleştirerek inisiyatifin ve kendisinin hikâyesini ele alıyor.

Katya, bize biraz bu inisiyatifin hikâyesini anlatabilir misin? Nasıl başladın? İşe tek başına mı başladın?

Hiçbir şey yapmadan oturmayı kabullenemedim. Bulunduğum ülke için bir şeyler yapmak istedim, Türkler için ve onların Ukrayna’ya olan desteği için teşekkür etmek istedim. Bende, pek çok Ukraynalıda olduğu gibi bir tür “sığınmacı sendromu” var. Şimdi bile hissedebiliyorum bunu, yalnızca başa çıkmayı öğrendim. “Sığınmacı sendromu” dediğim şey, insanın evini, vatanını, akrabalarını ve dostlarını böylesine çetin bir zamanda bırakıp gitmesinden duyduğu pişmanlıktır. Aklımda hep şöyle fikirler dolanır: “Burada şimdi güvendesin, Ukraynalılar ise orada acı çekiyor. Utanmıyor musun?” ve pek çok benzeri düşünce…

Bu vaziyetle başa çıkmanın yöntemlerin biri de etrafımda olan dünyaya, insanlara bir şekilde yardım etmektir. Benim de aklıma çevremi temizleme fikri geldi. Hem işe yarar hem de keyifli bir etkinlik olarak düşündüm. Birilerine yardım etmenin küçük de olsa içimdeki karanlığı aydınlattığını idrak ettim. 

Antalya’da geçici olarak yaşayan Ukraynalıları davet ettiğim bir Facebook grubu kurdum. Yapmayı planladığım fikri anlattım ve pek çoğu beni destekledi. Onlara teşekkür ediyorum. Her şey böyle başladı.

Kaç gönüllünüz var? Nasıl bir araya geldiniz?

Doğrudan gönüllüler olduğumuzu söyleyemem aslına bakarsanız geçmişimde profesyonel gönüllülük yapmadım. Biz sadece güzel işler yapmak isteyen Ukraynalılarız. Bir Telegram grubu kurup organize oluyoruz, 53 kişiyiz. Bu arada uzun bir süredir Türkiye’de yaşayan ve gönüllü projeler üreten Viktorya Hanım’ın kurduğu Temiz Türkiye (instagram.com/temiz_turkiye) organizasyonu bana çok yardımcı oldu. Ona çok teşekkür ediyorum, yoksa bu işin altından tek başıma kalkamazdım.

LinkedIn’deki paylaşımında şöyle bir hedefiniz olduğundan söz etmişsiniz: “Ukraynalılara burada sadece misafir olduklarını hatırlatmak ve yerel halka saygılı davranmak.” Bütün Avrupa’da yükseldiği söylenen “göçmen / sığınmacı karşıtlığını” da dikkate alırsak bu söylediğinizi biraz daha açabilir misin?

Bütün memleketlerde kötü ve iyi insanların olduğunu biliyorum. Hiçbirimiz mükemmel değiliz. Ve maalesef, benim ülkemde de hasta tipler var. Onların, bulunduğumuz ülkenin yurttaşlarına daha saygılı olmalarını dilerim. Türkiye’deki Ukraynalıların öyle büyük şeyler yapmasını arzulamıyorum elbette, ufacık şeyler bile olabilir. Mesela:

  • Sizi evinde misafir eden aile için Ukrayna mutfağından yemekler yapabilirsiniz.
  • İçinde bulunduğumuz ülkenin tarihi, kültürü hakkında bir şeyler öğrenebilirsiniz.
  • En azından, “iyi günler, teşekkür ederim” gibi basit, nezaket içeren Türkçe cümleleri öğrenebilirsiniz.

Sığınmacılara karşı olan nefrete gelirsek… İnsanları anlıyorum. Muhtemel ki ülkenizde misafir ettiğiniz kişilerin berbat davranışları, sizi rahatsız ediyordur. Ancak umuyorum ki Ukraynalıların çoğu böyle değildir.

Herkesten biraz anlayış istiyorum. Her birimiz kendimiz bugün Ukraynalıların düştüğü vaziyette bulabilir. Hayatımız bir anda “öncesi” ve “sonrası”na dönüştü. Eğer bir gün birinize bir Ukraynalı saygısızlık yaparsa lütfen bana yazın. Onlar için özür dileyebilirim ve onlara ulaşıp gerekeni yapabilirim.

Türkiye’de olmaktan mutlu musun? Daha açık sorayım mesela Polonya’da ya da başka bir AB ülkesinde olmak ister miydin?

Elbette, Türkiye’yi çok seviyorum ve burada ilk kez bulunmuyorum. Turist olarak çok ziyaret ettiğim bir ülkeydi. Likya Yolu’ndaki hatıralarımı hiç unutamam. Pek çok güzel insanla tanışmışlığım var. Polonya’da ya da başka bir ülkede olmak ister miydim? Evet ama sığınmacı olarak değil, misafir olarak.

İnan ki seni dinlerken gözlerim doluyor. Sana, bütün gönüllülerinize, Viktorya’ya çok teşekkür ediyorum bütün Türkiye adına. Türk halkıyla paylaşmak istediğin bir şeyler var mı?

Türk halkına, beni ve diğer Ukraynalıları ülkenize kabul ettiği için şükranlarımı sunuyorum. Bizi kovmadığınız, sırtınızı dönmediğiniz için teşekkür ederim. Dostluğunuz, sabrınız ve nezaketiniz için de… Ayrıca Ukrayna için yaptıkları için de Türkiye’ye teşekkür ederim. Türkiye gibi müttefiklerimiz olduğu için onur duyuyorum. Şimdi Ukraynalılar, Türklerin ve bizi destekleyen diğer ülkelerin desteğiyle aydınlığın savaşçılarıdır. Dostlarım ve kardeşlerim unutmasın ki, iyilik bizim yanımızdadır.


 

Alparslan Demir Hakkında

Eğitim ve yayıncılık alanında çalışan bir sosyal girişimci olan Alparslan Demir, aynı zamanda Vaziyet’te sosyal girişimcilik, kültür, BM ve uluslararası krizler üzerine yazmaktadır.

 

***

Bu mülakat, aslına sadık kalınarak Rusçadan çevrilmiştir. İfade edilen görüşler mülakat sahibine aittir, Vaziyet’in editoryal politikasını yansıtmayabilir.

This interview was translated from Russian. The views expressed in this article are the interviewee’s own and do not necessarily reflect Vaziyet’s editorial stance.

Это интервью было переведено. Мнения, выраженные в этой статье, принадлежат интервьюируемому и не обязательно отражают редакционную позицию Vaziyet.

Etiketler
İlgili Haberler