09 Şubat 2017 Perşembe 12:18
Varlık Fonu'yla Türk Telekom'un patronu Hariri mi kurtarılacak?

Hürriyet yazarı Erdal Sağlam, Hazine uhdesinde bulunan bir kısım kamu sermayeli şirketler ile özelleştirme programında bulunan bazı şirketlere ait hisselerin Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye Varlık Fonu'na devredilmesine ilişkin olarak, "Devlet halkın paralarıyla özel sektörün kurtarılması işine nasıl girebilir?" sorusunu yöneltti. "Peki, Türk Telekom’da bankalara borcu olan Hariri’nin bankalara borcu ödenip bunun karşılığında hisseler alınırsa, bununla ulusal sermayeyi mi korumuş olacağız?" diye soran Sağlam, "Türk Telekom örneğinde tümüyle Hariri’nin kurtarılması söz konusu olmayacak mı? Suudi Arabistan yerine halkımızın ödediği vergilerle biz mi kurtaracağız Hariri’yi... Umarım bizim tahminlerimiz yanlıştır. Umarım Varlık Fonu böyle bir operasyona dahil edilmez" görüşünü dile getirdi. 

Sağlam'ın Hürriyet'teki yazısı şöyle:

Bankaların Varlık Fonu ile ilgili söylediklerine bakıyorum da; Ankara kulislerinde bir süredir dolaşan “Birkaç kişi koltuk için Hükümeti kandırdı” yolundaki söylentilerin haklı olabileceğini düşünmeye başladım. Bakanlar öyle şeyler söylüyorlar ki; sanırsınız Varlık Fonu sihirli bir değnek ve ekonomiye değdirince bir anda her şey düzeliverecek.

Buna ek olarak “Fonun ekonomik sabotaj ve saldırıların yoğunlaştığı dönemlerde piyasaların sakinleştirilmesinde ve saldırıların defedilmesine büyük katkı sağlayacak” söylemini de duyuyoruz. Bu söylemin arkasında ne var diye piyasalar merak içinde. Ekonomik sabotaj ve saldırılar için kastettikleri arasında  belli ki, Varlık Fonu için de rating isteyecekleri kuruluşlar, belli ki başta geliyor. Ancak piyasada kâr etmek için yaptıkları işlemler saldırı olarak nitelendiriliyorsa, yapacak neleri kalıyor, onu da merak ediyorlar.

Savunma Sanayii Fonu’ndan 3 aylığına 3 milyar TL alınmasının bir işaret olup olmayacağını, bununla ne yapılacağını, saldırılardan anladıkları döviz talebi ise 1 milyar dolar bile tutmayan bu fonla neyin düzeltileceğini pek anlamış değiller.

Gerçekten bu 3 aylığına alınan 3 milyar TL ile ne yapılacak?

Bir arkadaşım, kısa süre içinde “banka borçları nedeniyle zor durumda olan bazı şirketlerin kurtarılması işleminde kullanılabileceği” tahmininde bulundu.

Bunu duyunca bir süredir bankacılardan duyduğum “Bazı büyük şirketleri devletin el atıp kurtarmasını bekliyoruz” sözlerini hatırladım. Zor durumda olan bankalara yüklü borçları olan, bu nedenle bankaların bilanço yapmakta artık zorlandıkları şirketlerden söz ediyorum.

Çünkü bir süredir Hükümet bu bankalara alacaklı oldukları şirketlere ilişkin kredileri bekletmeleri, kendilerinin bu işleri halledecekleri söyleniyor.

Devlet niye özel sektörün bu tür işlerine giriyor derseniz; çünkü özel bankaların bu şirketlere ve kişilere yüklü miktarda krediler verilmesi istenmişti. Şimdi bu durumu düzeltmeleri gerekiyor, o nedenle bu şirketlere kaynak arıyorlar.

HARİRİ Mİ KURTARILACAK?

Ayrıca bu kredileri geri çağırmadıkları takdirde özel sektör bankalarının bilançoları ciddi biçimde bozulacak boyutta olduğu için Hükümet telaşlanıyor. Yani bankacılık sistemindeki zafiyetin ortaya çıkmaması için de, özel sektör kanalıyla bankaların durumunu da düzeltmeleri gerekiyor.

Bu şirketler hangileridir derseniz; mesela bir süredir büyük özel bankalara olan borçlarını ödeyemeyen Türk Telekom’u ilk aşamada örnek olarak verebilirim.

Bunu yaptığınız zaman yol olacağını açıkça söyleyebiliriz. 
Yarın diğer sektörlerde zora düşmüş, 
bankacılık kesimini de yakından ilgilendiren zora düşmüş şirketler olursa nasıl red edilecek? Önünde bu örnek varken, geri çevirmek zor olmayacak mı?

Yazının tamamını okumak için tıklayın

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.