Sosyal Medya Şirketleri ve Ulus Devletler
Sosyal Medya Şirketleri ve Ulus Devletler
"Sosyal medya şirketlerinin öyle bir avantajı var ki; bir ülkede kaos çıksa, bütün marketler hatta fabrikalar yağmalansa, ülkeye uluslararası müdahale olsa vs tüm bu işlerden zarar görmeyecek tek bir sektör var: Sosyal medya."

Birileri sosyal medya şirketlerine sosyal medya platformları dememizi, ağzımı öyle alıştırmamızı sağladı. Bu çok masum görünen alışkanlığın arkasında ise devasa bir gerçeği sakladılar. Ağacın arkasında saklanan yavru filin hikâyesinde olduğu gibi apaçık duran bir gerçeği bir yönüyle ifşa etmekten söz ediyorum. Sosyal medya şirketleri, dünyanın her yerinde var olan diğer şirketler gibi birer şirket. Sermayesi olan, çalışanları olan, yatırımları olan ve pazarları olan şirketler. İyi ama, biz bu şirketleri neden şirket olarak değil de platform olarak gördük? Niçin bu şirketler bize birer sivil toplum hareketleriymiş gibi gösterildi? Sosyal medya şirketlerini birer özgürlük, özgür ifade hareketi gibi görmemizle amaçlanan şey neydi?

Sorunun cevabını basit bir örnekle verelim. Koç holding Bulgaristan’a Arçelik markasının bir fabrikasını açmak için, resmi makamlara müracaat eder hatta oraya o fabrikayı açabilmek için elinden geleni yapar, resmi makamları her türlü güvenceyi verir, istenen vergileri öder vs. bunun sebebi de o bölgedeki pazara ya da ucuz iş gücüne ulaşabilmektir. Tüm dünyada müesses nizam bu iken, sosyal medya şirketleri bambaşka bir denklemle oyuna dahil oldu. Kabaca ifade edersek adeta hileli bir kod yazarak oyuna girdiler. Bu hileli kod, ulus devletleri saf dışı bırakan, onların etki alanlarını ve gücünü sıfırlayan, bu sayede de hiçbir yasaya takılmadan her ülkeye girip hiçbir vergi ödemeden milyar dolarlar kazanmalarını sağladı. İnternetin, internet üzerinden de sosyal medya şirketlerinin sınırsız dolaşımı sayesinde tüm dünyadan sınırsızca para kazandılar, kazanıyorlar. Mesele yalnızca, ülkemize de vergi versinler, meselesi değil. Burada önemli olan şey, sosyal medya şirketlerinin şirket olma vasıflarını adeta belleklerden silerek kendilerini yepyeni bir dünyanın mimarları olarak sunmalarıdır. Hiç çekinmeden ulus devletlere kafa tutabilen bu şirketler, aslında herhangi bir başkana ya da devlete garezleri olduğu için onlara kafa tutuyor değiller. Sosyal medya şirketlerinin temel hedefi yukarına sözünü ettiğimiz; sınırları ve yasaları olan, belli bir düzen içerisinde iş yapılabilen, vergi ödenen vs yani hepimizin bildiği ulus devlet yapısını, bu anlayışı parçalamaktır. Sebebi de çok açık, kendi sınırsız kazançlarını sürekli hale getirmek ve maksimize etmek.

Sosyal medya şirketlerinin öyle bir avantajı var ki, bir ülkede kaos çıksa, bütün marketler hatta fabrikalar yağmalansa, ülkeye uluslararası müdahale olsa vs tüm bu işlerden zarar görmeyecek tek bir sektör var: Sosyal medya. İşte bu nedenle sosyal medya şirketleri oyunu kurallarına göre oynamıyor. Herkesin muhatap olduğu dünyanın yerleşik düzenine uymuyorlar ve bu düzeni sadece kendi lehlerine değiştirmek için ulus devletlere kafa tutuyorlar. Yanlış anlaşılmasın, ben dünyanın mevcut düzenini beğeniyor değilim bilakis dünyanın sömürü üzerine kurulu tüm ekonomik modelini reddediyorum. Ancak bu reddediş Türklerin bir vatan olarak tuttuğu bu topraklarda bizim yerimize başkalarının at koşturmasını istiyor oluşumdan kaynaklı değil. Oysa sosyal medya şirketleri yalnızca bizim değil dünyanın hiçbir ulus devletini takmayarak inanılmaz bir özgüvenle hareket ediyor.

Son olarak Türkiye’nin temsilcilik atama kuralını kabul etmek zorunda kalan Facebook şu açıklamayı yaptı: “İlkelerimize uygun olmayacak bir şekilde hareket etmemiz için ısrar edilmesi halinde temsilcimizi geri çekeceğimizi belirtmek isteriz.” Sizce bu açıklama bir şirketin açıklamasına mı benziyor yoksa bir siyasi örgütün mü? Örneğimizi hatırlayalım. Koç Holding ya da herhangi bir şirket, Bulgaristan’a fabrika açıp Avrupa pazarına ürün sokmak istiyor ve Bulgaristan bu yatırımdan vergi istediği zaman şirket bu açıklamayı yapıyor. Kulağa tamamen saçma geliyor değil mi?

Sosyal medya şirketleri kendi maksimum karlarından kimseye vergi vermek istemedikleri gibi faaliyet yürüttükleri ülkelerin yasalarına da tabi olmak istemiyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir saçmalık göremezsiniz. Ancak insanların çoğu bu tür konularda yeterli bilgi sahibi olmadığı için ve bu şirketler kendilerini birer “platform” gibi harika şekilde pazarladıkları için dünya halkları seyrederken kendi gemilerini yürütüyorlar. Bu konuda toplumsal bilinç seviyemizin hızlı bir şekilde yükselmesi gerektiği kanaatindeyim. Özellikle sosyal medya şirketlerinin doğrudan müşterisi olan genç kardeşlerimizin bu konuda daha fazla araştırma yapmalarını, daha fazla okumalarını sağlamalıyız. Gençlerimiz attıkları adımı bilen, amiane tabirle zehir gibi kafalara sahip olan birer vatanperver olabilmeliler. Yoksa sözünü ettiğimiz bu devasa şirketlerin gölgesi altında güneşimizden olacağız.

Etiketler
İlgili Haberler