Küçük Moskova
Küçük Moskova
"...Egemen bir ulus devletin uluslararası bir örgüte katılmak istemesi meşru bir savaş sebebi değildir.

Ukrayna-Rusya savaşı tüm hızıyla ilerlerken askeri strateji alanındaki analizleri işin uzmanlarına bırakma taraftarıyım. Benim bugün değineceğim konu, Türkiye’deki fanatik Rus destekçileri. Hem konvansiyonel hem de yeni medyada sıkça karşılaştığımız bu insanlar gerçekten de akıl dışı birçok söylemin altına imza atıyorlar. Gelin, bunlardan bazılarına beraber bakalım. En önde gelen argümanlardan bir tanesi NATO’nun Bosna’da soykırım yapılırken nerede olduğu. Bunun cevabı belli ama gelin daha da geriden başlayalım ve sorulması gereken soruları soralım.

1. Avrupa’nın orta yerinde bu soykırımı gerçekleştiren Sırpların arkasında hangi ülke vardı?

2. Bu soykırımı durdurmak için Birleşmiş Milletler harekete geçmeye çalıştığı zaman, Güvenlik Konseyi’ndeki veto yetkisini kullanarak buna kim engel oldu?

3. Birleşmiş Milletler en sonunda bu işe müdahil olduğu zaman en çok karşı tepkiyi kim gösterdi?

4. Bugün bile Bosna-Hersek’teki Sırp azınlığı isyana kim kışkırtmaktadır?

Bu soruların cevabı çoğunuzun tahmin ettiği gibi Rusya Federasyonu’dur. Bu durumda mantıklı her insan için bu argüman çökmüştür. Diğer bir argüman, ki belki de NATO aleyhindeki en mantıklı argüman budur. Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere Batılı devletler neden veya niçin PKK/PYD/YPG’ye destek vermektedirler sorusu bu durumda sorulabilecek makul bir sorudur. Bu makul soruya karşılık şu noktalar da gözden kaçmamalıdır:

1. Batı’daki demokratik ülkelerde hükümetler değişir, görüşler değişir. Bir hükümetle anlaşamasanız bile bir sonraki hükümetle anlaşma ihtimaliniz doğabilir. Bunun tam aksine Rusya ve Çin gibi ülkelerde otoriter liderler çok daha zor değişir o yüzden de anlaşmazlıklara çözüm bulmak kolay değildir.

2. ABD’ye PKK/PYD/YPG ‘yi destekliyor diye kızan birinin Moskova’daki PKK ofisinden bahsetmemesi ise en hafif tabir ile gülünçtür.

Bana ulaşan en komik soru şu oldu: ‘’Kıbrıs’ta NATO neredeydi?’’

Bunu diyen arkadaşlar sanırım NATO’nun bir savunma teşkilatı olduğu gerçekliğinden maalesef haberdar değiller.

Tüm bunlarla beraber savaş Rusya yanlılarını istediği şekilde gelişmeyince birçoğu ağız değiştirmeye başlamışlardır. İlk başlarda veya yakın geçmişte Rusya’yı ve onun eli kanlı diktatörü Vladimir Putin’i her konuda haklı bulanlar şuanda değişik stratejiler ile hareket etmektedirler. Ölü taklidi yapanlar, ‘’yaaa bana da hep Rusçu diyorlar ama….’’ ile cümleye başlayanlar ve ‘’Putin haksız ama’...’, ‘’Ukraynalılar vatanı savunuyor ama...’’ gibi tuhaf tuhaf cümleler ile kendilerini ‘’tarafsız’’ göstermeye çalışmaktadırlar. Bunun da sebebi hem paragrafın başında ifade ettiğim savaşın Ruslar lehine beklenilen hızla gelişmemesi hem de büyük Türk milletinin kahir ekseriyetinin sert bir şekilde Ukrayna yanlısı bir tutum göstermesidir.

Şimdi bir defa daha tekrarlayalım egemen bir ulus devletin uluslararası bir örgüte katılmak istemesi meşru bir savaş sebebi değildir.

Son olarak, ben kendi adıma şunu söyleyebilirim: 2002 yılındaki ABD’nin Irak’ı işgaline nasıl karşıysam bugün de Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline aynı şekilde karşı duruyorum.

Elbette bunu küçük Moskovalıların anlamasını beklemiyorum.

Etiketler
Doktor Öğretim Üyesi @ İAÜ&YTÜ PhD Exe Ethno-Politics, MA Essex IDA, BA İBU IR
İlgili Haberler