Kıbrıs'ta Gagavuzya Modeli
Kıbrıs'ta Gagavuzya Modeli
"Kıbrıs'ta varılacak çözümün olası bir kriz anında Kıbrıslı Türklerin kendi kaderini tayin hakkının garanti altına alınması gerekir. "

 

Kıbrısı çevreleyen sularda doğalgaz bulunduğu iddiaları ve münhasır ekonomik bölgeler üzerindeki askeri gerginlik sebebiyle Kıbrıs sorununun çözümü konusunda uluslararası toplum hiç olmadığı kadar Türkiye üzerinde baskı oluşturmaktadır.

Şahsi arzum her Türk gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin bağımsız bir ülke olarak uluslararası camiada yerini almasıdır. Ancak KKTC’nin kuruluşu sürecinde uluslararası hukuki engeller an itibariyle KKTC’nin hukuken tanınmasını zorlaştırmaktadır. Her ne kadar Türkiye garanti anlaşmasına dayanarak Kıbrıs’a müdahale hakkına haiz olsa da KKTC’nin bu müdahale sonrası bağımsızlık ilan etmesi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla “güç kullanma yasağının ihlali neticesinde oluşmuş fiili durum” kabul edilmiş, dolayısıyla bağımsızlık ilanı hukuka uygun kabul edilmemiştir. Dolayısıyla Azerbaycan başka olmak üzere ülkesel bütünlüğü sarsılmakta olan ülkeler aksi yönde bir teamül oluşmaması için bu kararı desteklemek durumunda kalmıştı.

Kıbrıs'ta varılacak çözümün olası bir kriz anında Kıbrıslı Türklerin kendi kaderini tayin hakkının garanti altına alınması gerekir. İşte tam da bu sebeple 90’lı yıllarda Türkiye’nin girişimleriyle oluşan Gagavuzya örneğini incelemek gerekir.

Gagavuzya’da ne olmuştu?

Gagavuzya, 1991 yılında diğer ayrılıkçı bölge Transdinistria ile beraber Moldova’dan tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etmişti. Ancak bu iki bölgenin bağımsızlık ilanı dünya tarafından tanınmamıştı. Buna rağmen Türkiye, akraba Gagavuz Halkına çok büyük ekonomik destekte bulunmuş ve Gagavuzların uluslararası toplumda sesi olmuştu. Gagavuzlar dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’den yardım istemiş, bunun üzerine Türkiye Gagavuzlar ile Moldova arasında barış görüşmelerinde arabulucu olmuştur.

Gagavuzların iki temel kaygısı vardı. Birincisi Moldova’nın Romanya’ya gönüllü ilhakı ile büyük milliyetçi bir Rumen devleti altında ezilmek, ikincisi ise geçimini tarımdan sağlayan Gagavuz Halkının ekonomik refahına merkezden müdahale. Bu iki kaygıyı da iyi analiz eden Türkiye Moldova’ya bir Gagavuz Özerklik Modeli sundu. Buna göre Gagavuz bölgesi ekonomik ve idari olarak özerk olacak, kendi meclisi ve kendi başkanı olacaktı. Bunun yanı sıra Moldova Devleti’nin anayasal statüsünde bir değişiklik olursa Gagavuz Bölgesinin “ayrılma hakkı” olacaktı. Buna göre Moldova Devleti Romanya’ya katılır veya Avrupa Birliğine üye olursa “anayasal statüsünde değişiklik” meydana geleceğinden Gagavuzların bağımsızlık ilan etmesi gündeme gelebilecekti hem de bu sefer uluslararası hukuka uygun olarak ilan edilmiş bir bağımsızlık söz konusu olacaktı. Bugün Moldova’nın Avrupa Birliğine girmesinin önündeki en büyük engellerden biri de bu Gagavuz sorunu olmakta. Gagavuzlar AB ortak tarım politikasının dışında kalmak istemektedir.

kktc ile ilgili görsel sonucu

Kıbrıs’ta durum ne?

Bugün Kıbrıs Türkleri’nin kaygıları da benzerdir. Yunanistan’a ilhak, adanın silahlandırılması ve kültürel asimilasyon 1974 müdahalesini getiren sebeplerdi. Garanti anlaşması Kıbrıslı Türklere o gün için bir ayrılma hakkı tanımadığından KKTC’nin varlığı tartışmalı kaldı. Peki yeni görüşmelerde Türkiye böyle bir modeli öne sürebilir mi? Neden olmasın. 

Enerjide Rusya’ya bağımlılıktan kurtulmak isteyen Avrupa Kıbrıs sorununu ivedilikle çözmek isterken Kıbrıs konusunda batının bu aceleciliğini kullanıp Rumlar aleyhine şartlar kabul ettirmek de diplomasi sanatının bir parçası olup hariciyemizin görev alanıdır. Doğalgaz meselesi iyi kullanabilirsek toprak meselesini dahi lehimize çözebileceğimiz bir silah, Kapalı Maraş dışında Rum kesimine hiçbir toprak iadesi kabul edilemez. Türklerin meskûn olduğu bölgelerin Türk Özerk Cumhuriyetinde kalması bugüne kadar dayatılan çözüm önerilerine kıyasla en makulüdür.

Tarih gösterdi ki hiçbir siyasi mesele diplomatik yollarla kalıcı olarak çözülmedi ancak diplomasi bir sonraki kriz anında tarafların ellerini güçlendirmesi için bir hazırlık safhası olarak kaldı. Gagavuz Modeli Kıbrısta uygulandığı taktirde bir sonraki kriz anında Kıbrıslı Türkler bu sefer bağımsızlıklarına daha sağlam bir zeminle kavuşabilecektir.

Avukat, YATA Türkiye Genel Başkanı
İlgili Haberler