Öne Çıkanlar hakan çelik Galip Öztürk nuh albayrak BİST 100 Necdet Özel

İnternet Tetikçileri Dosyası: Bölüm 1 - Dağlıca'da Neler Oluyor?

Uluslararası terör örgütleri ve istihbarat örgütleri ile think-tank'ler, 21. yüzyılın yeni harekat yöntemi olarak internet tetikçilerini kullanmaya başladı. Çok değil, sosyal medyanın hayatımıza bu denli girdiği 2007 senesinden önce de, Redditt ve Türkiye'deki muadili ekşi sözlük, BuzzFeed ve Türkiye'deki muadili Onedio bu tetikçilerin en çok kullanıldığı yerler olarak karşımıza çıkıyor. Büyük algı içerikleri buralarda üretilerek, sosyal ağlar üzerinden milyonlarca erişimi sağlıyor. 18-35 yaş aralığının en yoğun 'içerik tüketicisi' olan bu mecralar, bilerek veya bilmeyerek, algı operasyonlarının bir parçası haline geliyorlar. Dosyamızın ilk bölümünde "Dağlıca'da Neler Oluyor?" başlığı ile Onedio ve Ekşisözlükte defaatle servis edilen ve sonrasında ekşi sözlük'ten uçurulan ancak arşivlerimizde dosyanın 'zamanını bekleyen' algı operasyonunu paylaşıyoruz.

Onedio'da Magarica rumuzlu kullanıcı, 2015 Eylül ayında şehit verdiğimiz Dağlıca olayı sonrasında 38 bin paylaşım alan bir yazı yayınlıyor. Yayınlanan yazıda ekşi sözlük'te SOAP rumuzlu kullanıcının söyledikleri paylaşılıyor. Yazıyı servis ederken şu ifadeler kullanılıyor: Ekşisözlük yazarının Dağlıca'da yaşananlara dair yazdıkları, aslında pek çoğumuzun düşünmediği, sorgulamadığı, kim ne derse doğrudur diye yaklaştığı şeyler. Yani farkında olmadan ya da farkında olarak tetikçiliğini üstlendiği bu algı çalışmasını baştan 'doğru kabul ederek' içeriği tüketen kullanıcıyı rahatlatıyor.

Şimdi SOAP rumuzlu kullanıcının madde madde yazdıklarını ve bunun neden bir 'algı operasyonu' olduğunu aynı maddelerin altında analiz edelim.

SOAP demiş ki:

1) Bir arkadaş "dedektör yok mu?" demiş. Var hem de çok var. Ama anti-tank mayını değil kullanılan mühimmat. Plastik ya da reçineye batırılmış muhafazaya sahip el yapımı düzenekler. Bunları kullanmak insanlık suçudur ve ilgili prosedürlere göre kullanımı tamamen yasaktır. Bu gibi mühimmata "mayın" muamalesi yapılmaz. "Mayın" anti-personel ya da anti-tank özelliğine göre 30/300 kiloluk bir ağırlıkla kendi kendine tetiklenen bir malzemedir. Yol kenarına tuzaklanan bu mekanizma ise elle aktive edilir. Tetik mekanizması radyo sinyali ile de çalıştırılabilir ama pkk, tsk'nın jammer kapasitesini bildiğinden bunu tamamen manuel olarak tuzaklamıştır. Yani böyle bir aygıtı 3 sene önce o yolun kenarına da gömsen, vakti gelince patlatmanın önüne kimse geçemez.


TSK envanterindeki dedektörler yalnızca anti-tank mayın ölçmez. El yapımı patlayıcıları da tespit eden dedektörler mevcuttur. Radyo sinyal bozucular da aynı şekilde TSK envanterinde mevcut ve aktif olarak kullanılmaktadır. Son mesaj ilgi çekici: Önüne kimse geçemez. Açık şekilde verilmek istenen mesaj: Silahlı terörü silahla bitiremezsin. 

2) Patlayıcının türüne göre değişmekle birlikte, bu blast etkisine karşı koyabilecek bir zırh türü yoktur. (Aslında vardır, ancak çok pahalıdır. Blast etkisi dediğim etki, vücut bütünlüğüne zarar vermese de, dış kanamaya sebep olmasa da öldürücüdür. Nasıl olduğunu yazıp insanları tedirgin etmek istemiyorum.)


'Blast effect' terimi, yüksek patlayıcı muhteviyatına sahip bombaların insan üzerinde yarattığı etkiye verilen isimdir. Zırhla ilgisi yoktur. Zırhlı aracın içerisinde olan bir canlıya bu tip bir 'injury' geçemez. Bunu yazan kişinin birileri tarafından bilgilendirildiği ancak bilgilendirenlerin nizami askeri literatürden uzak olduğu ortadadır. Tedirgin etmek istememesi ve bu meselenin çok trajik bir mesele gibi aktarılması da korku mesajını iletiyor. Dünyanın en büyük ve en caydırıcı 2. NATO ordusunun el yapımı patlayıcılara karşı çaresiz olması gibi gerçek dışı ifadeler kan donduruyor.

Şimdi de 3 ila 9 arası maddeleri inceleyelim:

3)Patlamanın amacı, tek bir aracı notralize etmek değildir. Yolu tıkamak, konvoyun hareket kabiliyetini yok etmek asıl amaçtır.
4) Tek bir patlama gerçekleşmez. Kendilerini zırhlı personelden dışarı atan piyade (yaya asker anlamında, yani komando vs de olabilir) küçük diğer patlamalarla dağıtılır ve mevzi almaya zorlanır.
5) Mevzi almak hayat kurtarır, ama hangi yöne alacaksın. Bir dağ geçidinde, hemen önündeki yamaca karşı tam siper yatmış asker zor hedeftir. Piyade tüfeği ya da rpg ateşine dayanabilir, ama el bombasına karşı mukavemet gösteremez. Kaldi ki önündeki tepeye karşı korunaklı olsa da, arkasındaki tepeye karşı bütün vücuduyla açık hedeftir.
6) Helikopter desteği, yüksek ihtimalle alamaz. Böyle pusu kuran düşman, hava taaruzuna da hazırlıklıdır ve dahi helikopter saldırısını ister zira piyadeye göre avantajlı olduğu hakimde (hakim: yükseklik avantajına sahip mahal; mahkum: alçakta kaldığı için dezavantajlı mahal) yayılmış düşman alçak irtifa araçlarına karşı avantajlıdır ve eğer yapabilirse bir hava aracını düşürmek, en üst dereceden bir propaganda malzemesidir.
7) Mahkumda kalan piyade zırhlı desteği de alamaz. Kaldı ki, tank keçi yolu gibi bir yerde efektif olamaz.
8) PKK unsurları, pusu atacakları yerde uzun süre kamufle olup sabit kalabileceğinden iha, uydu gibi gözetleme araçları da yararsız olacaktır. 3 gün boyunca orada bulunmuyorlarsa tabi.
9) Tabur komutanı gibi bir subay, sadece 2 araçla yarma/kurtarma operasyonu icra etmez. Muhtemelen kalabalık bir konvoyla intikal halindeydi.


Olaydan hemen sonra yazılan bu yazıda, TSK henüz olayı incelerken teröristlerin amacını bu kadar detaylı bilmesi, hepimizi düşündürüyor. PKK'nın el bombalarından, karadan havaya savunma silahları ya da mühimmatları olduğuna kadar bütün detaylara hakim. Kaldı ki PKK terör örgütünün bu denli operasyon yapacak taktik kabiliyeti mevcut değildir. Yazılanlar tamamen 'gizli ama açık' şekilde örgüt propagandası olarak karşımıza çıkmaktadır. 7, 8 ve 9. maddelerde ise Türk Silahlı Kuvvetleri yine 'gerçek dışı' şekilde aşağılanıyor. TSK envanterindeki tankların tamamı mevcut arazilerde en verimli şekilde çalışabilecek tanklardır. Zaten tank dediğimiz makinenin üretim amacı, arazi ve hava - mevsim şartlarından etkilenmemesidir. Dokuzuncu maddede, askerliğini Dağlıca'da yaptığını iddia eden, o bölgeyi iyi bildiğini söyleyen SOAP, 'Tabur komutanı gibi bir subay' ibaresini kullanıyor. Belli ki tabur komutanının hangi rütbeye denk geldiğini dahi bilmiyor, biz söyleyelim: Tabur komutanları olağan durumda Binbaşı rütbesinde olur. Bölgedeki olağandışı hareketlenmelerde gayrinizami operasyonlar icra edebilir. Kaldı ki 'yarma operasyonu' diye bir tabir, yine askeri literatürde bulunmaz. Bu tabirler, örgüt literatürüdür. Bu kullanıcıya kim bu yazıyı yazmasını söylemişse, örgüt içinden olma olasılığı yüksektir. Ya da bütün bunlar 'birer tesadüf' de olabilir.

SİLAHLA BİTMEZ MESAJI VERİLİYOR

10) Türk askeri, komutanını bırakmaz. Böyle ajitatif şeylere en uzak kişi olabilirim, ancak biliyorum. Eğer komutana bir şey olmuşsa, o asker oradan ancak ölü halde çıkar. Böyle bir kültürümüz var.

10 maddede TSK'yı yerin dibine soktuktan sonra, milli duygulara dokunmak, algı yönetiminin en mühim parçası olarak bu maddede karşımıza çıkıyor. 

11) Piyade aşırı ağır kayıplar vermedikçe, uçaktan atılan mühimmat gibi, korkunç güçlü bir mühimmat kullanılmaz. Bu ancak çatışma sonlandıktan sonra kaçan unsurlar üzerinde kullanılır. Uçak bombası denen şey, iki dağ ötede olsan, sesiyle seni yere yıkabilecek, daha yakınsan şoka sokabilecek bir mühimmat çeşidi. Onu keçi yolu gibi 2 şeritli ve mahkumda bir alanda kullanırsan kendi askerini yok edersin.
12) O bölgede çatışma görmüş herkes bilir ki, bu iş silahla çözülemez. İstisna olduğuna bile ihtimal vermiyorum. Evet istisnasız her veteran asker bunun farkındadır. Buradaki genç arkadaşlar değiller, ama onların fikirlerini dönem arkadaşı bir tepenin sırtına tırmanırken bedenine rpg mermisi isabet eden Ali komutanımdan daha fazla önemsemiyorum. Evet, o adam 12 tane sınır ötesi harekatın tümüne katılmış ordunun en seçkin askerlerindendi.


Sözde yazar, ana fikre geliyor: Herkes bilir ki bu iş silahla çözülmez. Ancak yazdığı yazıda tetikçi olduğunu delillendiren yalanlar, en çok 12. maddede toplanmış. Burada bahsettiği bir 'Ali' komutan var. Sözde Ali komutanının 'dönem arkadaşı' bir tepenin sırtına tırmanırken 'bedenine rpg mermisi' isabet ettiği iddia edilmiş. Şehit kayıtlarında böyle bir vaka yok. TSK'nın hiçbir 'seçkin subayı' tırmanışta RPG ile vurulmaz. Bir tepeye tırmanılıyorsa harekat ya da operasyon ya da arazi taraması yapılıyorsa, zaten dağ gerisinden tırmanılacaktır. Yani gerisi temizdir. Eğer çatışma varsa zaten hiçbir subay sırtını mevziye dönmez. 

Diğer bir yalan ise bu sözde Ali komutanının sözde dönem arkadaşının '12 tane sınır ötesi harekatın tümüne' katılmış olması. Askerliğini o bölgede yaptığını iddia eden sözde yazarın Ali komutanı, o halde bir Kara Kuvvetleri subayıdır. Türkiye'nin sınır ötesi harekat sayısı Şah Fırat hariç 4'tür. 12 sayısında hava harekatlarının da 'Google araması ile' katıldığı aşikardır. Sözde Ali komutanın sözde dönem arkadaşı bir kara subayıyken F16 pilotluğu da yapmıyorsa (!) 12 harekata katılması mümkün değildir. Kaldı ki SOAP adlı kullanıcı 'yaşlı olduğu' imasıyla sürekli 'gençler' diye hitap ederken, 40 yaşında olsa, 15-20 yıl önce askerlik yapmıştır. Bu da harekat sayısını 2'ye indirir. Yani zaten RPG ile vurulan bir subay kaydı yokken, Ali komutan da, SOAP'ın askerlik yapmış olması da, Ali komutanın dönem arkadaşı da yalandır.

MESAJ VERİLDİ, BAŞLASIN ÖRGÜTÇÜ PROPAGANDA

SOAP, TSK'ya ve vatanseverlere nefret kusmaya başlıyor ve algı operasyonu başarıyla bitiyor. Onedio adlı internet sitesi ise bu terör operasyonuna bilerek veya bilmeyerek çanak tutuyor:

14) Evet, oraya gitmediğiniz halden konuşarak gencecik çocukları ruyanızda görseniz, ağlaya ağlaya ana rahmine döneceğiniz ölümlere itiyorsunuz. Bir s*k olduğunuzdan da değil yani. Zevk için çatışmada kasatura kullanmayı tercih eden bir deniz piyade yüzbaşı'm vardı ve o adam "lanet" ettiyse siz gerçekten sadece tuzu kuru piçlersiniz ve başka da bir anlamınız yok. O adam, batıya gönderildiğinde bağlı olduğu bölgede kendisine şehit haberini ailesine iletme görevi tebliğini kabul etmektense, istifa etmiş bir adam. Siz kimsiniz de 20 yaşında çocuklar ölsün istiyorsunuz, sizin vatan sevginize sokarım. Şerefsizsiniz diyemem, onu bilemem ama karı ağızlı, geyikli taytli bebelersiniz. Aha askerlik şubesi orada. Atom bombasi talep edeceğine git uzman ol, git Dağlıca'ya da o zaman görelim o nazik götünü.
15) Bu olayların askeri tedbirle bitememesi Türk Silahlı Kuvvetleri'nin zayıflığından değil, eşyanın tabiatina aykırı olmasındandır. TSK güçlü bir ordudur ama burada gerilla savaşına karşı koyabilecek düzenli ordu yok, yok işte.
16) Eğer bu pusuda açıklanandan çok çok daha fazla şehit yoksa adam değilim. Ama söyleyemezler. Size medyadan gazı verirler, siz de sizden garibanları o dağa yollarsınız, sonra da yalandan ağlarsınız.
17) PKK'nin uyuşturucu kaçırdığına dair resmi belge mi var demiş embesilin biri. PKK'nin uyuşturucu kaydı tutacak burokrasisi mi var gidinin embesili. Nereden geliyor bu kaynak?
18) İnançsız bir insanım. Allah varsa, ondan dilerim ki bu çocukların yaşanmamış gunlerini sen telafi et. Gariban ana babacığına sabır ver ve şu milyonlarca Kürt Türk'ün de o yavşak ağzını kapa ya da kapamazsan en azından kafalarının 2 cm üzerinden bir kerecik olsun bir piyade tüfeği mermisi geçir. Amin.


Dağlıca'ya ömründe gitmediği yalanlarıyla tescillenen internet tetikçisi, vatanseverlere öfke kusmaya başlıyor. 17. maddede ise ilk defa PKK terör örgütüne laf söylemeyi akıl ediyor. Küfürler, hakaretler yağıyor. Araya sıkıştırdığı 'Deniz Piyade Yüzbaşı' ise amfibi bir yüzbaşının Dağlıca'da ne işi olabileceğini sorduruyor. Yalanlar burada da bitmiyor. TSK'nın güçlü bir ordu olduğu ancak 'gerilla' savaşına karşı koyamayacağını söylüyor. Tetikçi, 'gerilla savaşı' ifadesiyle terör örgütü PKK'nın gerilla olduğu mesajını da vermeyi ihmal etmiyor. Şehitlerin arkasından ağlayanlar ise 'yalandan ağlayanlar', 'geyikli tayt giyen bebeler' olduğu gibi iğrenç ifadelerle aşağılanıyor.


Kaynak: Onedio

VAZİYET ÖZEL

Anahtar Kelimeler:
Dağlıca
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kahpelere bak 9 ay önce

Ben hayatımda bu kadar alçağın doluştuğu başka bir ülke görmedim arkadaş. Dondum kaldım. Hele nelerle nasıl uğraşıyorlar. Allah razı olsun vaziyet haber..