İklim Şurası 2022: İklim ve finansman
İklim Şurası 2022: İklim ve finansman
İklim Şurası komisyon çalışmaları ve panelleri ile ikinci gününde de iklime ilişkin farklı konuları ele almaya devam etti.

Şura’nın ikinci gününde finansman konusundaki paneller ön plana çıktı. Karbon hedeflerinin tutturulmasında finansman düzenlemeleri büyük önem taşımakta zira temiz projelerin finansmanın önceliklendirilmesi şirketlerin yeşil uyum sürecine adapte olması için en büyük teşviklerden biri olacak. Nitekim Avrupa’da bir süredir yeşil finansman üzerinde kapsamlı çalışmalar yapılıyor. Ülkemizde de yakın zamanda yeşil finansman çalışmaları yoğunluk kazandı.

İklim Şurası’nın ikinci gününde yapılan “Uluslararası Finansman” panelinde Türkiye’de yeşil finansman kaynakları ve etkin kullanımı, finansman kaynaklarının ve araçlarının çeşitlendirilmesi, finansal sektör ve sürdürülebilirlik konuları tartışıldı. Uluslararası piyasalarda son 10 yılda yeşil projelere verilen önemin artması ile birlikte yabancı kaynaklardan para aktarımı da hızlandı. Özellikle Dünya Bankası ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası gelişmekte olan ülkelere çok düşük faizler ve ödeme planı kolaylıkları ile yeşil projeler için finansmanlar sağlamaktadır. Bu finansmanlarda en büyük payı da yenilebilir enerji projeleri almaktadır.

COP 26 konferansında da 3 Kasım 2021 günü finansman konusuna ayrılmıştı. Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanı katıldığı oturumda ABD İklim Yatırım Fonunun kömürden çıkış hızlandırma yatırım programı için yıllık 500 milyon dolar katkı sağlayacağını söylemişti. Oturumlarda konuşan akademisyen ve bürokratların söylediği veriler dikkate alındığında iklim konusunun gelecek nesiller için bir imtihan değil, bugün yüzleşmemiz gereken bir mesele olduğunu tespit etmek zor değil. Bu sebeple karbon-yoğun ekonomilerimizi bütünüyle dönüştürmemiz gerekiyor bunun da en temel ve en önemli ayağı finansman.

COP 26 gibi uluslararası konferanslarda da özel önem atfedilen finansman konusunun Şura’da da özel olarak gündeme alınmasının sevindirici olduğunu söylemek gerekiyor. Ancak finansman konusunda diğer bir önemli husus da projelerde şeffaflığın sağlanması şeffaflık sağlanmadan gerçek bir yeşil dönüşümden bahsetmek mümkün değil. Türkiye’de yolsuzluk ve rüşvet iddiaları da dikkate alındığında bu sürece ilişkin en zorlu sınavlarından birini de alt yapı projelerinde şeffaflığın sağlanmasında verecek gibi duruyor.

Paneller dışında dünkü yazıda bahsettiğim gibi yeşil finansmana tüm hafta boyunca odaklanacak bir komisyon da bulunuyor. Yeşil finansman ve karbon fiyatlamaya ilişkin çalışmalarda bulunan komisyon ise Karbon Fiyatlama Alt Komisyonunda, kurulacak Emisyon Ticaret Sistemimizin nasıl bir takvimde uygulanması gerektiği, pilot faz ve uygulama dönemlerine ilişkin detaylar, farklılıklar üzerine görüşler ifade edildi. Pilot fazın bir an önce uygulamaya alınması konusunda sektörler ile mutabık kalındı. Bu sistemden kazanılacak gelirlerinin hangi oranda yeşil dönüşüm için tahsis edilmesi gerekliliği de gündeme getirildi. Kanaatimce bu gelirlerin yeşil dönüşümü sağlamak için kullanılması zorunluluk zira buradaki finansmanın odak noktasının tamamen dönüşüme ilişkin olması gerekiyor ki iklim değişikliğine uyum süreci tamamlanabilsin ve erken şekilde adımlar atılabilsin.

Komisyon aynı zamanda ikinci gününde, AB taksonomisi, Türkiye taksonomisi, Türkiye Yeşil Finansman Stratejisinin oluşturulması ve uygulanmasından sorumlu kurumların belirlenmesi Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında oluşturulan Türkiye Yeşil Mutabakat Eylem Planı çerçevesinde faaliyet gösteren Yeşil Finans İhtisas Grubu’nun güçlendirilmesi veya oluşturulacak Yeşil Finans Komitesi ile birlikte çalışması konuları ele alındı. Daha önce belirttiğim gibi şeffaflık konusu çok önem taşıyor. Şeffaflık konusunun en önemli unsurlarından biri de kurumsal yapıların oluşturulması. Kurumsal yapılara ilişkin kararların alınması için hazırlıkların yapılması çok önemli. Şura sonunda sorumluluklar konusunda bir fikir birliği oluşursa süreç ve yasal yapının oluşturulması da çok daha hızlı ve sağlıklı ilerleyecektir.

Komisyonun ikinci günde odaklandığı diğer bir konu ise  ulusal yeşil finansman stratejisinin geliştirilmesi ve kurumların sorumluluklarının belirlenmesiydi. Finans sektörüne ilişkin politikaların, düzenlemelerin ve desteklerin çevre ve iklim hedefleriyle uyumlu hale getirilebilmesi ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınması önerilerinde bulunuldu. Finans sektörüne gerekli teşvikler verilmediği müddetçe ulusal yeşil finansman sisteminin kurulması mümkün değil. Bazı finansman şirketleri hali hazırda yalnızca yeşil projelere kaynak sağlıyor hatta daha önceden kaynak sağladıkları yeşil olmayan projelere ek ihtiyaçlarında finansman sağlamayı da bıraktı. Ancak bu da bankalar arası rekabette geri planda kalmalarına yol açabiliyor. Bu nedenle bu yolu tercih eden finansman kuruluşları ekstra teşviklerle desteklenmeli.

İklim Şurası’nın ikinci günü biterken katılımcıların kulislerde uzlaşıya çok uzak olunduğunu ve Şura sonucunda faydalı bir çıktıda mutabık kalınmasının zor olduğuna dikkat çektiler. Şura devam ederken sosyal medya ve basın organlarında iklim konusunda çalışan muhalif bazı akademisyen, meslek odaları, genç aktivistlerin davet edilmemesine ilişkin eleştiriler de devam ediyor. Alanda bu kadar önemli bazı kişilerin davet edilmemesi etkin sonuç alınamayacağı yönünde kaygıları da artırıyor. Cuma günü yayınlanacak çıktı bildirisini heyecanla bekliyoruz.

Etiketler
İlgili Haberler