Galatasaray hazır mı?
Galatasaray hazır mı?
"Yönetim, doğru adımlar atıp hayati hamleleri daha fazla geciktirmezse Galatasaray ligin sürpriz adayı olarak öne çıkabilir."

Geçtiğimiz sezon yaşanan hezimetin ardından Galatasaray, yeni kadrosu ve yeni teknik direktörüyle verimli bir kamp dönemi geçirdi. Her ne kadar alınan skorlar çok parlak olmasa da takım her maç, bir önceki maça oranla daha organize bir görüntü verdi. Özellikle de yeni transferlerin takıma dahil olmasıyla oyun kalitesi de yükseldi. Kendi evinde, taraftarının önüne çıktığı Kasımpaşaspor maçı ise hem oyun hem skor olarak ciddi bir değişimin başladığını bariz bir şekilde ortaya koydu. Öyle ki takımın verdiği izlenim, yapılabilecek 2-3 takviyeyle ligde iddialı bir takım haline gelmenin işten dahi olmadığı yönünde. Geçen yıla oranla göze çarpan en önemli fark ise zannımca sinerji. Yalnızca takımda değil tribünde de bu durum fazlasıyla hissediliyor. ,

Yeni transferlerden başlayarak mevcut kadro hakkında gözlemlerimi paylaşayım özetle:

Seferoviç: Sakatlanmadığı sürece takımın as forveti olacağı konusunda en ufak bir şüphe yok. Güçlü fiziği, uzun boyu ve bunlardan daha önemlisi oyun zekasıyla Galatasaray’ın en önemli hücum silahı olacağı aşikâr.

Oliveira: Gereğinden fazla soğuk gibi görünüyor, orta sahadaki sert düellolarda geri adım atar mı bendeki en büyük soru işareti o. Biraz da ağır gibi görünüyor ama onu bileklerinin yumuşaklı ile kapatabilir.

Dubois: Sağ bekte Mariano sonrası oluşan ve bir türlü doldurulamayan boşluğu dolduracak kaliteye sahip, Galatasaray’ın bence nokta transferlerinin başında geliyor. Bu yıl takıma katkısı beklenenden fazla olacak.

Abdülkerim: Nelsson ile uyumu arttıkça takıma faydası da doğru oranda artacaktır. İlk hazırlık maçı sonrası yapılan eleştirileri çok insafsız bulduğumu söylemeliyim. Birlikte oynama alışkanlığı arttıkça takıma faydasının da artacağını düşünüyorum.

Yunus: Beklentileri boşa çıkarmayacağını her fırsatta ispatlıyor. Galatasaray için çok büyük bir kazanım, çalışmaktan vazgeçmediği sürece önü açık.

Emre Akbaba: Alaycı bir dille söylenen “Diri bir Emre Akbaba”nın neler yapabileceğini gösterdi hazırlık kampı süresince, özellikle de son maçta Oliveira ve Seferoviç’le olan uyumu dikkat çekiciydi.

Kazımcan: Bu yıl için ona Galatasaray formasını teslim etmek zor, ancak olabildiğince süre vererek önümüzdeki yıllar için hazır hale gelmesine çalışmak gerekiyor.

Hamza: Futbol için doğduğu her halinden belli olan özel oyuncular vardır, Hamza da bu sınıfta bir oyuncu. Bu yıl ona da olabildiğince süre verilmesi Galatasaray’ın geleceği için hayati önem taşıyor.

Muslera: Galatasaray’da misyonunu tamamladığını düşünüyorum. Gerek sahadaki performansı gerek maaş yükü gerekse de yabancı kontenjanı konusundaki handikabı sebebiyle Okan Kucuk tercihini daha mantıklı kılıyor.

Nelsson: Son hazırlık maçı dışında genel bir konsantrasyon sıkıntısı yaşadığını gözlemledim. Bu ruh halinden sıyrılıp, kendine dönememesi Galatasaray açısından büyük sıkıntılara gebe. Marcao ile yakaladığı uyumun bozulmuş olması onu geriye itmiş olabilir ama profesyonel olduğunu hatırlayıp acilen toparlanması gerekiyor.

Kerem: Kampın başında dağınık bir görüntü sergiliyordu. Bunda muhtemelen transfer beklentisi ve bunun boşa çıkması etkili oldu ancak gün geçtikçe kendini toparlayıp, geçen yıl alıştığımız görüntüsüne döndü. Defansif yönünü geliştirirse takıma katkısı çok daha fazla olacaktır.

Van Aanholt: Görev adamı, ondan beklentilerinizi yüksek tutmadığınız sürece sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır.

Taylan: Geçen yılki facianın başrollerinden biriydi bu yılki görüntüsü de geçen yılkinden farksız. Kapasitesine uygun bir takım bulup ayrılması yapacağı en hayırlı iş olacaktır.

Berkan: Yanında daha kaliteli isimler olduğunda Berkan da performansını yukarı çekebiliyor. Beklentiyi çok yükseltmeden, enerjisine ihtiyaç duyulacağı durumlarda görev verilmeli.

Özet olarak hazırlık maçları sonrası oyuncular hakkındaki gözlemlerim bunlar. Yukarıda yer verdiğim isimler dışında Omar, Emin, Oğulcan, Gomis, Kaan, Luyindama muhtemelen rotasyon oyuncuları olarak kadroda tutulacaklardır. Fakat bu kamp döneminin de gösterdiği üzere; Taylan, Ömer Bayram, Emre Taşdemir, Sekidika, Emre Kılınç, Morutan ve Cicaldau gibi isimlerle ivedilikle yollar ayrılmalıdır. Hem kadroda yer vermeyip hem de maaş yükünü çekmeye devam etmek, negatif mali tabloyu derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır. Bu oyunculara yeterince şans tanındığı açıktır. Satış opsiyonu yoksa kiralama yöntemiyle bu oyuncuların hem performanslarını hem de piyasalarını yükseltmelerini beklemek atılacak en doğru adım olacaktır.

Başlıktaki sorunun cevabına gelirsek... Galatasaray için şu haliyle “lige hazır” demek hem iddialı iddialı olduğu kadar yanlış bir tespit olur. Ne var ki diğer takımların da eksikleri de göz önüne alındığında ligin başlangıcını kotarabilecek seviyede olduğunu söylemek mümkün olabilir. Ligin bütününü düşünecek olursak eğer, orta sahaya en az iki, defansa ve forvete de en az birer takviye yapılmadan Galatasaray’ın bu uzun maratonda başarılı olabileceğini düşünmek hayalciliktir. Bugün bir Midtsjö hamlesi geldi ancak kâfi bir takviye olmadığını Okan Buruk’un kendisi de ifade etti. Yönetim, doğru adımlar atıp hayati hamleleri daha fazla geciktirmezse Galatasaray ligin sürpriz adayı olarak öne çıkabilir. Aksi hâlde, kazanılan iki hazırlık maçını baz alıp “Bu takım bizi bu yıl hedefe götürür” denirse yine hüsran kaçınılmaz olacaktır.

Süper Lig’in başlamasına yalnızca bir hafta kaldı ve tüm bu soruların yanıtını önümüzdeki haftadan itibaren almaya başlayacağız. Sakatlıksız, kaossuz bol gollü bir sezon olması dileğiyle.

Etiketler
Tam zamanlı okur, yarı zamanlı yazar
İlgili Haberler