Büyük Soğutma
Büyük Soğutma
"Fikirlerin insanları harekete geçirebilmesi için kavramlaştırılmalarına ihtiyaç vardır. Kavramlar, 3 boyutlu fikirlerin adeta bir hap halinde alınabilmesini sağlar."

Fransız düşünür Michael Foucault, yirminci yüzyılda yaptığı felsefi çalışmalardan birine “Büyük Kapatılma” adını vermişti. Bu çalışmasının temelinde, modern dünyada iktidar olgusunun evrimleştiği ve geniş halk kitlelerini çok kapsamlı gözetleme teknikleriyle büyük bir kapatılmanın içine hapsettiği fikri vardı. Bugün, Foucault’nun bıraktığı yerden baktığımızda kapatılmanın boyutlarının daha da arttığını görüyoruz. Fakat konumuz bu değil. Foucault’nun teorisine bir nazire olarak adına “Büyük Soğutma” dediğim bir uğraşın ne olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Dünya savaşlarıyla geçen uzun bir yüzyılın ardından, adına küreselleşme dedikleri mefhumla başbaşa kaldık. Artık sermayenin serbest dolaşımı ve emeğin demevcut olduğu yerdesermayeye tam esareti dönemi başlamıştı. Fakat bu yeni biçim, dünyanın mevcut ulus devlet düzeniyle insicam içinde olmakta zorlandı. Sermaye serbest bir şekilde dünyada dolaşabiliyorken yasalar, kurumsal organizasyonlar, bankacılık sistemleri ve hatta daha da mühimi sadece birer tüketiciye dçnüşenmilyarlarca insanın kültürel farklılıkları; yirmi birinci yüzyılın yeni ekonomik gelişimine adeta bir engel oluşturdu.

Kültürel farklılıklar sözümüzün içine dini farklılıkları, yeme içme alışkanlıklarını, giyim kuşam tarzlarını vs her şeyi alabilirsiniz. Burada anlatmak istediğimiz temel mesele; küresel bir tüketim çılgınlığını insanlara enjekte edebilmek için onların yerelliklerini törpülemek gerektiğidir. Yerellik; burada köylülük manasında değil, ulusallık ve ümmet olma manasındadır. Dininizin gerektirdiği gibi yaşıyorsanız, milli kültürünüze aidiyet hissederek tüketim yapıyorsanız, mevcut yirmi birinci yüzyıl ekonomik modelinin panzehirisiniz demektir. İşte bu nedenle küresel sermaye tarafından yok edilmelisiniz. Evet siz, sıradan bir insan olduğunuzu düşünerek, beni mi yok edecekler, demeyin. Siz ve sizin gibiler, dünya nüfusunun tamamına yakınını oluşturuyorsunuz.

Yok edilmesi gereken söz konusu yerelliğe dair yapılan saldırıların çok çeşitli olduğunu görmekle birlikte bu yazımızda “Büyük Soğutma” konusunun bir mukaddimesini yapmakla yetineceğiz. Büyük Soğutmadan kastımız, Türklerin ellerinde bulundurduğu en değerli hazineye, yani devletlerine karşı soğumalarına neden olmaktır. Bu soğutma mücadelesi bugünlerde özellikle sosyal medya üzerinden yapılmaya çalışılmakta. Büyük Soğutma’nın ne olduğunu tarif ederken, nasıl yapılmaya çalışıldığını ve neden yapıldığını da bir arada anlatmaya gayret edeceğiz.

Büyük Soğutma; temel olarak gençleri hedefliyor. Bu nedenle de sosyal medya temelli yürütülüyor. Devletlerinden soğuyan bir nesil, o devletin ayakta kalması için ne kadar mücadele edebilir? Büyük Soğutma’daki temel amaç budur. Lübnanlı yazar Amin Maalouf; ülkesi Lübnan’ın yirmi yüzyılın ortalarında bir ulus inşa etmeye çalıştığını ancak başaramadıklarını anlattığı bir söyleşisinde, birkaç gerçeğe daha parmak basıyor. Maalouf’un anlattıkları o kadar değerli ki; bizim elimizde nasıl bir cevher olduğunu belki Maalouf’un söyleşisi bize anlatabilir. Bu nedenle Habertürk’ün yaptığı bu söyleşiyi internetten bulmanızı şiddetle tavsiye ederim.

Lübnan’da; cumhurbaşkanının Maruni Hristiyan, başbakanın Sünni Müslüman ve meclis başkanının Şii Müslüman olma zorunluluğu bulunuyor.Tüm milletvekillerinin ise mezheplere ve dinlere göre pay edildiği bir yapı söz konusu. Bu bize çok uzak gelen ilginç bir siyasi organizasyon. Düşünsenize, Türkiye’de cumhurbaşkanı Türk kökenli olmak zorunda, meclis başkanı da örneğin laz olmak zorunda, ya da bilmem hangi bakanlık koltuğuna Alevi biri oturmak zorunda türünde bir organizasyonumuz olsaydı? Düşüncesi bile aptalca ve korkunç gelen böyle bir vehamet, Lübnan’ın başında uzun yıllardır bulunuyor.

Ulus devlet inşa edememiş bir ülkenin bu durumu elbette farklı açılardan ele alınabilir. Türkiye’nin bunu nasıl başardığı ise Jön Türkler’e kadar giden uzun bir geçmişe değinerek anlatılabilir. Birkaç nesil boyunca aralıksız sürdürülmesi gereken uzun soluklu bir mefhumdan söz ediyoruz. Bugün bütün aksayan yönlerine rağmen, adalet, denge ve denetim konularındaki birçok sıkıntıya rağmen, sahip olduğumuz devletin ne anlam ifade ettiği üzerine böyle bir akıl yürütmede bulunmak zorunda olduğumuz kanaatindeyim.

“Büyük Soğutmanın” sac ayaklarından biri de devlet ve hükümetin aynı şey olduğu fikrini yaymaktır. Bu iki mefhumun kesişim noktaları olmakla birlikte yapısal anlamda çok farklı alanlarla tekabül ettiğini söylemek zorundayız. Yüzeysel bir bakışla devlet ve hükümetin aynı şey olduğunu görerek hareket etmek; bizi Amerika’nın Irak işgali sırasında Amerika’ya koşulsuz destek veren Irak Şiirlerinin pozisyonuna düşürür. Başka örnekler de pekalaverilebilir. Benzer bir gafletin Türkiye topraklarında yaşanmasını engelleyen en önemli fikirsel altyapılardan birini sözünü ettiğimiz devlet ve hükümet ayrılığı meselesi oluşturuyor.

Fikirlerin insanları harekete geçirebilmesi için kavramlaştırılmalarına ihtiyaç vardır. Kavramlar, 3 boyutlu fikirlerin adeta bir hap halinde alınabilmesini sağlar. Ortaya koyduğum Büyük Soğutma kavramı da, aslında küresel sahada cereyan eden çok boyutlu sürece karşılık geliyor. Üstelik yalnızca Türkiye için geçerli olmayan bir mefhumdan söz ediyoruz.

İdeallerini, ikbal kaygılarından öne koyan Türk gençlerinin dünyayı algılarken başvuracağı kavramların kirletilmeye çalışılması da Büyük Soğutmanın bir parçasıdır. Bugün dünyada terör mefhumuyla İslam dini biraraya getirilmeye çalışılıyor. Kuranî bir kavram olan cihat kelimesini bugün Müslümanlar ağzına almaya korkar hale getiriliyor. Örnekler çoğaltılabilir hatta kirletilmeye çalışılan kavramlarımızın tek tek ele alındığı hususi bir çalışma da yapılabilir.

Büyük Soğutma kavramını konuşurken bir yandan da bu kavramın sonuçlarıyla nasıl baş edileceğini, bu kavrama karşı ne tür kavramların ve fikirlerin ön plana çıkartılması gerektiğini de konuşmamız gerekiyor. Allah ömür verirse genel hatlarını çizmeye çalıştığımız ve bir çerçeve belirlemek adına ilk adımını attığımız Büyük Soğutma kavramına dair yazılarımız devam edecek. İleriki yazılarda karşı kavramları da oluşturmaya, tarihin akışı içerisinde oluşturulmuş olan kavramları güncellemeye ya da hatırlatmaya çalışacağız.

Etiketler
İlgili Haberler