Öne Çıkanlar sinan sürer abdülkadir aksu ulusal cephe sadi somuncuoğlu FETÖ

"Hakan Fidan 15 Temmuz akşamı doğum gününde miydi, ailesini Katar'a mı gönderdi?"

TBMM Darbe Komisyonu’nda “Başbakan’a bir soralım” skandalı yaşandı. Komisyon üyesi muhalefet milletvekilleri, komisyonda MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın dinlenmesini bugün de ısrarla istedi. Milletvekilleri, Fidan ve Akar’ın komisyona davet edilmesi için oylama yapılmasını talep etti. AKP Milletvekilleri bu iki ismin komisyonda dinlenmesinin oylanması için geçen hafta zaman istemişlerdi.

“BAŞBAKANA BİR SORALIM”

AKP Milletvekili Selçuk Özdağ ise “Komisyondan talep ettiğimiz süre henüz dolmadı. Sayın Reşat Petek, konuyu Başbakan ile görüşüp komisyona bilgi verecektir” ifadelerini kullandı.

Komisyon Başkanı AKP Milletvekili Reşat Petek ise oylama yapılacak bir durumun olmadığını ve oylamanın yapılmayacağını söyledi. Petek’in bu çıkışına, CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu “Ya Reşat Başkan vallahi gıcıksın” sözleriyle tepki gösterdi.

Odatv'de yer alan habere göre, komisyondaki tartışma tutanaklarda şöyle yer aldı:

AYTUN ÇIRAY: …MİT’e bir binbaşı tarafından yapılan ihbarın kendisine MİT Müsteşarlığı tarafından iletilmesinden itibaren yansıyan Türkiye hava sahasının tüm uçuşlara kapatılması, zırhlı birliklerin çıkmaması gibi tedbirler aldığını deklare etmesi gayet anlaşılır bir şeydir. Ancak meselenin anlaşılır olmayan ve asıl 15 Temmuzun karanlık ve şüpheleri çeken cephesi, bu olağanüstü tedbirlerin başka diğer koordineli olağanüstü tedbirler ve teyakkuz hâlleriyle desteklenip desteklenmediğidir. Çünkü Orgeneral Akar’ın tüm Türkiye'nin hava sahasını kapatmaya sevk eden ciddiyetteki bir ihbarı, MİT ile birlikte devleti ve Türk milletinin iradesini korumaya yönelik bir dizi koordineli tedbiri uygulamaya koymasını gerektirirdi. Yani konunun defakto olarak yürütme gücünün de yetkilerini de kullanmaya başlamış olan Sayın Cumhurbaşkanı ve hâlihazırdaki Anayasa’ya göre yürütmenin asli aktörü olan Sayın Başbakan’la hiç zaman kaybetmeden paylaşılması gerekirdi.  Örneğin, kuvvet ve ordu komutanları derhâl görevlerinin başlarına davet edilerek bir kriz yönetimi gerçekleştirilseydi, bu kalkışma, 246 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine yol açan safhanın öncesinde bastırılabilirdi.  Bu konudaki sıcak gazetecilik çalışmaları ve bizzat Akar’ın ifadesi, burada dinlediğimiz misafirlerin ifadeleri bu gerekliliği yerine getirmek için yeterli zamana sahip olunduğunu göstermektedir.  O hâlde,  bu yeterli zaman ne olmuştur da kullanılmamıştır veya kullanılamamıştır?  Bunun objektif sebepleri var mıdır? Varsa nelerdir ve nasıl açıklanabilmektedir? Akıncılar Üssü’nde neler yaşanmıştır? Sayın Akar ve Sayın Fidan ne görüşmüşlerdir? Sayın Akar karargâhta niçin oturmuştur? Sayın Dişli niçin helikopterdedir? Bu soruların çok kritik bazı cevapları Sayın Genel Kurmay Başkanı Akar ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan’dadır. 15 Temmuz’un en karanlık dönemlerinden hiç olmazsa bazılarının çözülebilmesi için bu iki yüksek bürokratın Komisyonumuza davet edilmelerine ve Sayın Başbakan ile Sayın Cumhurbaşkanı tarafından serbest bırakılıp davete icabet etmelerini rica ediyoruz. Aksi hâlde,  15 Temmuz hakkında giderek büyüyen haklı şüpheler koyulaşacak, yürütmenin bütün kararlarının, uygulamalarının meşruiyeti tartışılacak ve aşılacaktır. Türkiye, FETÖ’nün hedeflediğinden çok daha vahim ve kaotik bir ayrışma ve kutuplaşma süreçlerine girebilecektir. Bu nedenle, Komisyonumuz, Sayın Akar ve Sayın Fidan’ı açıklamalarda bulunmak üzere davet etmeye zorunludur. Bu zorunluluğu yerine getirmediği takdirde görevini yerine getirmemiş olmakla kalmayacak, aynı zamanda, bunu engelleyenler sakladıkları bir şey olduğu kuşkusuyla tarih tarafından, belki de 15 Temmuzun paydaşları olarak ilan edilebilecektir…

REŞAT PETEK: Teşekkür ediyorum.

“SİYASİ AYAĞIYLA İLGİLİ OLARAK SONUÇ ALICI BİR ÇALIŞMA YAPAMADIK”

MEHMET ERDOĞAN: Kısa bir açıklamada bulunabilir miyim?

REŞAT PETEK: Mehmet Bey, buyurun.

MEHMET ERDOĞAN: Teşekkür ediyorum. Sayın Başkan, değerli Komisyon üyeleri; bildiğiniz gibi, bugün 1 Aralık. Yaklaşık iki aydır üç dört gün sonra iki ayı tamamlamış olacağız çalışıyoruz. Elbette ki önemli çalışmalar yapıldı, ama esas taleplerimizle ilgili olarak bugüne kadar bir mesafe alamadığımız konusu da açıktır. Bugüne kadar, özellikle cezaevindeki Mehmet Partigöç ve Mehmet Dişli’yi dinleyerek yurtta sulh konseyine ulaşmak konusundaki taleplerimizden bir sonuç alamadık. Yine, bu işin siyasi ayağıyla ilgili olarak bugüne kadar sonuç alıcı bir çalışma yapamadık. Olayın mali boyutunun gerçekten tüyler ürpertici bir miktara ulaştığı iddiaları ortada dolaşırken biz mali ayağının ortaya çıkartılması konusunda önemli bir çalışma yapamadık. Bugün, gene, Fetullahçı terör örgütünün en çok devşirmeyi üniversitelerde bu yurtlar, evler vesaire üzerinden yaptığı ve üniversitelerde özellikle akademisyen ve diğer görevlerde çok ciddi yerleştirmeler yaptığı, YÖK ve üniversiteler üzerinde yaptığıyla ilgili, bugüne kadar bu konunun ortaya çıkmasıyla ilgili herhangi somut bir çalışma yapamadık. Geriye kalan süremiz eğer normal süresi içinde bitireceksek bir ay kaldı. Bunun on beş günü de bütçe çalışmaları. Bu da ister istemez buradaki çalışmamızı yavaşlatacaktır. Bütün milletvekillerimiz Türkiye'nin 2017 bütçesiyle ilgili elbette ki o çalışmaların içerisinde de bir şekilde yer alacaklardır. Bu bakımdan, öncelikle, bu üç ayın bitiminde bir aylık süre uzatımının da şimdiden planlanmasını ve bu süre içerisinde bu işlerin ayıklanması ve ortaya çıkarılmasıyla ilgili olarak başta cezaevinde bulunan birkaç önemli isim, MİT Müsteşarı, efendime söyleyeyim, Genel Kurmay Başkanı, o gün görevde bulunan ve hâlihazırdaki kuvvet komutanları ve mali ayakla ilgili olarak bize bu konuda detaylı bilgiyi kim verebilecekse onların ve YÖK’ün de üniversitelerdeki durumla ilgili bizi aydınlatacak ciddi bir çalışmayı yaparak buraya getirmesini ben tekrar talep ediyorum. Bu konuda planlamamızı da önümüzdeki günlerde özel bir toplantıyla, somut bir şekilde yapacaksak oradaki çalışmaya katkı vermeye hazır olduğumu da beyan ediyorum. Teşekkür ediyorum.

REŞAT PETEK: Evet, teşekkür ediyorum.

AYTUN ÇIRAY: Sayın Başkan, Sayın Selçuk’la konuştuk, ben bir cümle ekleyeceğim, sonra kendisi toptan hem bir şey söylemiş olur diye düşünüyorum.

REŞAT PETEK: Buyurun.

AYTUN ÇIRAY: Şimdi, değerli arkadaşlarım, bu çağrımızın önemini vurgulamak adına bir örnek vermek istiyorum. Eğer, Sayın Fidan ve Sayın Akar buraya gelirse hakikaten önemli sorularımız olacak. Örneğin Sayın Fidan’a, 15 Temmuz günü saat 20-21 arasında Beştepe’de lüks konutlarda TİKA’daki bir arkadaşıyla bir yaş günü toplantısına katılıp katılmadığını, aynı zamanda, darbeden sonra ailesini Orta Doğu’da herhangi bir ülkeye götürüp götürmediğini soracağız ve hâlâ oradalar mı acaba? Bir de,Sayın Başbakanla son bir, bir buçuk aydır görüşüyor mu, görüşmüyor mu? Bunlar çok önemli sorular. Onun için oylamayı önemsiyoruz. Saygılar sunuyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.