Öne Çıkanlar sinan sürer abdülkadir aksu ulusal cephe sadi somuncuoğlu FETÖ

Barzani: "Türkiye'de çözüm süreci için hazırız"

Mesud Barzani, BBC Farsça Servisi'nden Nefise Kohnavard'a verdiği röportajda, Türkiye'deki çözüm sürecinin yeniden başlaması için taraflara yardım hazır olduklarını söyledi.

'KÜRTLER MERKEZİ YÖNETİMLE DİYALOG KURMALI'

BBC Türkçe'nin aktardığı habere göre Barzani, "Türkiye'deki durumla ilgili çok kaygılıyım" dedi ve şu yorumlarda bulundu:

"Türkiye'de barış sürecini destekliyoruz ve müzakerelerin yeniden başlaması için iki tarafa da yardım etmek için ne yapabiliyorsak yapmaya hazırız. İran'da da karşılıklı ve barışçıl bir anlaşmaya varmalarını umuyoruz.

"Kürtleri inkar etme zamanı geçti ve bu, hiçbir ülkeye fayda sağlamayacak ancak, Kürtlerin de, haklarını elde etmek ve kendi kimliklerini korumak amacıyla merkezi yönetimle barışçıl bir diyalog için bir yol bulmaları gerekiyor".


'BAĞIMSIZLIK HEDEFİMİZE ULAŞACAĞIZ'

Barzani, bağımsızlık hedeflerinin sürüp sürmediğine dair soruya cevaben ise, "Hiç kimse, hiçbir güç Kürtlerin bağımsızlık sürecinin durduramaz" dedi ve ekledi:

"Ancak her zaman bunu savaşla değil müzakereyle yapmak istediğimi söyledim. Bu müzakerenin diğer tarafı Bağdat'tır. Bu hedefe ulaşabileceğimizi düşünüyorum ve herkes bundan faydalanacaktır."

"2003'ten sonra müttefiklerimizin yardımıyla, gerçek bir ortaklığımızın olacağını umuyorduk ancak hükümet bütçemizi kesti. Tüm söylediğim şu ki, eğer iyi ortak olamıyorsak o zaman iyi komşular olalım".

'DİĞER ÜLKELERDEKİ KÜRTLERİ MÜZAKERELERLE HAKLARINA ULAŞMALARI İÇİN CESARETLENDİRECEĞİZ'

Barzani, olası bir bağımsızlık durumda İran, Türkiye ve Suriye'deki Kürtleri kendilerine katılmaya davet edip etmeyeceklerine dair soruya şu cevabı verdi:

"Diğer Kürtlerin merkezi hükümetleriyle iyi ve barışçıl ilişikler kurduklarını görmek istiyoruz. (…) Diğer Kürtlerden bize katılmalarını istemeyeceğiz ancak onları, hükümetleriyle, müzakereler üzerinden, çaba göstermeleri ve haklarına ulaşmaları için cesaretlendireceğiz".

Musul operasyonu konusunda Barzani, "Peşmerge'nin katıldığı, operasyonun ilk safhası sona erdi. Ancak bu, Irak Kürdistanı için IŞİD tehdidinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Bundan dolayı Peşmerge alanlarımızı korumak için yine hazır durumda bekleyecek" dedi.

'KERKÜK'TEN ÇEKİLMEYECEĞİZ'

IŞİD'in denetimindeki alanların tamamen geri alınması ardından Bağdat ve Erbil arasındaki sınırların yeniden tartışmaya açılması bekleniyor.

Barzani, 17 Ekim'de başlayan Musul operasyonu öncesindeki alanların kendileri için sınır olduğunu ve geri çekilmeyeceklerini söyledi.

Irak Kürt lider buralara Kerkük ve Sincar'ın da dahil olduğunu belirtti: "Bunlar bizim aldığımız alanlar ve buraları bırakmayacağız."

Uluslararası İnsan Hakları Örgütü'nde son bir raporunda Peşmerge güçlerini Araplar'ın evlerini yıkmak ve bulundukları yerlerden ayrılmaya zorlamakla suçlamasıyla ilgili Barzani, "Bu rapor adil değil. Sadece Irak'tan değil Suriye'den de olmak üzere 1,5 milyon Arap'ı kucakladık. Ama bu köylerde birçok IŞİD savaçcısı ve onları destekleyen yerel sakinler vardı" dedi.

'TÜRK ASKERLERİ BAŞİKA'YA BAĞDAT'IN BİLGİSİ DAHİLİNDE GİTTİ'

Başika kasabasındaki Türk askerlerinin bulunduğu üs son dönemde Bağdat ve Ankara arasında büyük bir gerilime neden oldu.

Barzani bu konuyla ilgili Türk askerlerinin Başika'ya Bağdat'ın bilgisi dahilkinde gittiğini savunmayı sürdürdü.

Türk askerlerinin buraya kendisinin izniyle geldiğinin söylendiğinin hatırlatılması üzerine Barzani şunları söyledi:

"Başkalarının ne söylediğinin önemi yok. Sahadaki gerçek farklı bir şey. IŞİD Kürdistan bölgesine saldırdığında koalisyon güçleri bizi desteklemeye geldi. Aynı zamanda Türk askeri yetkilileri yardım etmeye ve Musul'dan kaçan polis ve güvenlik güçlerini eğitmeye geldiler. Ayrıca Musul'dan gönüllüler için ayrı bir eğitim kampı açtılar.

"Daha sonra Türkiye, askeri yetkililerini ve danışmanlarını korumak için biraz daha yardım gönderdi ve Bağdat da bunu biliyordu. Hepsi Bağdat'ın mutabakatıyla yapıldı. Ancak daha sonra bazı kesimler kendi siyasi çıkarları ve meseleleri için Türkiye'nin varlığını abarttılar. Şimdi Ankara ve Bağdat'ın karşılıklı bir mutabakata varmasını ve hiçbir şeyin ilişkilerini bozmasına izin vermemesini diliyorum".

Barzani, Türkiye'nin Şii milislerin Musul ve Telafer'e girmeleriyle ilgili kaygılarının paylaşıp paylaşmadığına dair soruya verdiği cevapta, Musul operasyonunun başlamasından önce yapılan uzun müzakerelerde kimin nerede hareket edeceğinin belirlendiğini söyledi ve ekledi:

"Şimdi hangi güçlerin Telafer ve Musul'a girecekleri belli. Şii milisler bu kentlere girmeyecekler. Şimdiye kadar tüm taraflar yapılan anlaşmaya uydu ve bunun aynı şekilde süreceğini umut ediyorum".

İran'ın IŞİD'le mücadelede Kürt yönetimine destek vermesiyle ilgili, "IŞİD bize saldırdığında İran bize mühimmat ve silah gönderdi ve bundan dolayı müteşekkiriz" diyen Barzani, bölgelerinde, şu anda hiçbir İran gücünün bulunmadığını söyledi.

PKK'NIN SİNCAR'DAKİ VARLIĞINA ELEŞTİRİ

İran Kürdistan Demokrat Partisi'nin (IKDP) İran'daki silahlı saldırılarıyla ilgili olarak ise Barzani şu yorumu yaptı:

"Şunu vurgulamak isterim ki hiç kimse savaşarak bir şey elde edemez. Bundan dolayı İran İslam Cumhuriyeti'nin ve bu grupların oturması, müzakere etmesi ve sorunları barışçıl yollarla çözmesinin önemli olduğuna inanıyorum".

Barzani bununla birlikte İran'ın, IKDP'nin saldırıları gerekçesiyle Kürt Yönetimi alanındaki operasyonlarını eleştirdi: "İran köylerimizi bombalıyor ve bu kabul edilemez. Diyalog yoluyla bir uzlaşmaya varmalarını umuyorum ama eğer hiçbiri bunu istemiyorsa biz bu çatışmalar nedeniyle bedel ödemek istemiyoruz".

Barzani röportajda PKK'nın Sincar bölgesindeki varlığını da eleştirdi:

"Benim seçimim ve görüşüm, Kürtlerin Kürtlere karşı savaşmaması yönünde. Ama bazı gruplar istismar ediyor ve bizim siyasetimizden faydalanıyor. PKK'nın Sincar'la işi yoktur ve burayı kendisinin fırlatma rampası olarak kullanmamalıdır".
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.